Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/6011 E. 2014/12162 K. 10.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6011
KARAR NO : 2014/12162
KARAR TARİHİ : 10.04.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (KARTAL 1. İŞ)

DAVA : Davacı, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacakları yönünden başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle İş Kanunu’nun 25/II-g maddesi uyarınca feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bilirkişi raporunda belirtilen miktarlarda icra takibi yapmakta haklı olduğu gerekçesiyle itirazın iptaline, rapordaki miktarların hesap edilebilir, likit bir alacak olduğu gerekçesiyle de %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip-gerekmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 Yasanın 8 inci ve 28 inci maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay HGK. 4.3.2009 gün 2009/ 9-57 E, 2009/ 110 K).

Borçlu belirli bir alacak için yapılan icra takibinde borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlüdür (Yargıtay 9.HD. 4.4.2008 gün 2007/14360 E, 2008/7511 K.).
Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
İcra inkâr tazminatı, asıl alacak bakımından söz konu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, takibe konu hak tartışmalı olduğundan alacak likit olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken bu istemin de hüküm altına alınması hatalı olup bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan karardaki, “Hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 icra inkar tazminatı tutarı olan 1.638,48 TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine, “Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.