Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/8867 E. 2014/14128 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8867
KARAR NO : 2014/14128
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : BAFRA 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/12/2011
NUMARASI : 2011/152-2011/889

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile silah tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; Müvekkilinin davalı şirkette 09/07/2007 tarihinden 27/10/2010 tarihine kadar T.. M.. O.. B.. Ajans Amirliği Ç.. F.. Depolarında güvenlik görevlisi sıfatı ile aralıksız çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin 27.10.2007 tarihinde davalılar tarafından haksız yere fesih olunduğunu, müvekkilinin günlük 12 saat bir gece ve bir de gündüz olmak üzere çalıştığını, vazifesini silahlı olarak ifa ettiğini, nöbetine denk geldiği sürece ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmasına devam ettiğini iddia ederek, fazlaya dair hak ve alacaklarını saklı tutarak şimdilik kıdem tazminatı alacağına karşılık 500,00 TL, ihbar tazminatına alacağına karşılık 200,00 TL, yıllık ücretli izin alacağına karşılık 200,00 TL, hafta tatili çalışması alacağına karşılık 200,00 TL, fazla çalışma alacağına karşılık 200,00 TL, ulusal bayram ve genel tatil çalışması alacağına karşılık 200,00 TL, silah tazminatı alacağına karşılık 200,00 TL olmak üzere toplam 1700,00 TL alacağın davalı işverenlerden müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı TMO vekili; diğer davalı şirket ile kurumları arasında akdedilen Özel Güvenlik Hizmeti alımı ihalesine ilişkin Teknik Şartnamenin 15. Maddesine göre müvekkilinin sözleşmeden doğan hukuki, cezai sorumluluğunun bulunmadığını, aksine bütün bu sorumlulukların diğer davalı O.. K.. Ticaret Limited Şirketine ait olduğunu, bu bağlamda davacının İş Hukukuna ait işçilik alacaklarından da diğer davalı şirketin mesul olduğunu, şartnamenin 19/11. Maddesi mucibince faaliyetine son verilen işyerlerinden işçi çıkarmanın mümkün olduğunu, davacının vazife ettiği B..A.. Amirliğine bağlı Çetinkaya depolarında stoklu bulunan kabuklu fındıkların sevk edilmesi ile deponun boşalması sonucu 27.10.2010 tarihi itibari ile davacının iş akdine son verildiğini ve yetki itirazlarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının 09.07.2007 tarihinden 27.10.2010 tarihine kadar şirketlerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, diğer davalı kurumla yaptıkları Hizmet alımlarına ait tip sözleşmesinin 5.1. Maddesinde B.. Ç.. Depoları için 4 silahlı özel güvenlik hizmetinin alınacağının belirtildiğini, yine aynı sözleşmenin 9.1 maddesinde işin başlama tarihinin 01.02.2010, bitiş tarihinin ise 31.12.2010 tarihi olarak kararlaştırılmasına karşın davalı TMO nun sözleşmeyi ihlal ederek sözleşmenin süresi dolmadan personelin iş akdine son verdiğini, dolayısıyla şirketlerinin davacının işçilik alacaklarından sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşçiye, işyerinde çalıştığı sırada ara dinlenmesi verilip verilmediği ve süresi konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.
Ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dâhil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.
İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile, ara dinlenmesi süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.
Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması halinde ise, zamlı ücret ödenmelidir.
Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de, bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanılabileceği gibi, belli bir plan dâhilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin, işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir (Yargıtay 9.HD. 17.11.2008 gün 2007/35281 E, 2008/30985 K.).
İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmi dört saat içinde kesintisiz on iki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin birinci fıkrasında ise, ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.
Somut olayda mahkemece 12 saatlik çalışmada 1,5 saat yerine 30 dakika ara dinlenmesi düşülerek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla fazla mesaiye hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.