Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/134 E. 2014/34176 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/134
KARAR NO : 2014/34176
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ : SİLİVRİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
TARİHİ : 08/11/2012
NUMARASI : 2010/575-2012/650

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde belboy olarak en son aylık net 3.000,00 TL ücret ile çalışırken iş sözleşmesinin 27/05/2010 tarihinde işverence haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iki dönem halinde ve asgari ücretle çalışıp işten kendi isteği ile ayrıldığını, alacağının bulunmadığını ve ücret alacaklarının 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının önce 10/12/2003-01/11/2005 ve daha sonra 01/10/2006-27/05/2010 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı taraf vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı son aylık ücretinin net 3.000,00 TL olduğunu iddia ederken davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur.
Davacının davalıya ait 3 yıldızlı otelde belboy olarak (bavul taşıma, müşteri karşılama işinde) çalıştığı tartışmasızdır.
Mahkemece davacının fesih tarihi olan 27/05/2010 tarihinde son aylık net ücreti 3.000,00 TL kabul edilmiş ise de, 3 yıldızlı bir otelde belboy olarak görev yapan bir işçinin net 3.000,00 TL ücret ile çalışması hayatın olağan akışına aykırı olup, davacı, bu iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davalı tarafça kabul edilen ücret düzeyine itibar edilmelisi gerekirken net 3.000,00 TL ücretle çalıştığının kabulü hatalıdır.
3- Hafta tatili çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, hafta tatili çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda, böyle bir indirime gidilmemesi gerekir.
Somut olayda, davacının hafta tatilinde çalışma yaptığı taktiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile ispatlandığından bu alacakdan uygun oranda takdiri indirim yapılması gerekmekte olup, karar gerekçesinde de indirimden söz edilmesine rağmen hüküm kısmında bu indirimin göz ardı edilmesi hatalıdır.
4-Tefhim edilen kısa kararda genel tatil alacağına hafta tatili alacağı olarak hükmedilmesi hatalıdır.
5- Davacı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 2.000,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti istemiş olup, talebini ıslah yolu ile de arttırmadığı halde Mahkemece talep aşılmak suretiyle 3.373,33 TL ye hükmedilmesi HUMK 74 (HMK 26) maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralına aykırıdır.
6- Dairemizce son yıllarda, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde, taktiri indirim yapılması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, davacının genel tatillerde çalışma yaptığı taktiri delil niteliğindeki tanık beyanları ile ispatlandığından bu alacakdan uygun oranda takdiri indirim yapılması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de hatalıdır.
7- Hükmedilen alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.