Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/13877 E. 2013/33887 K. 17.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13877
KARAR NO : 2013/33887
KARAR TARİHİ : 17.12.2013

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali, davalının (borçlunun) takip konusu borcu faiziyle ödemeye mahkum edilmesi, kötüniyet tazminatı ve 2007 yılı Aralık ayı ile 2008 yılı Ocak, Şubat, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ait ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, yetkisizlik kararı vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali, davalının (borçlunun) takip konusu borcu faiziyle birlikte ödemeye mahkum edilmesi, kötü niyet tazminatı, ücret alacaklarının tespiti ile takip tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsili taleplerinde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 18/01/2013 tarih ve 2641 sayılı kararı ile…İlçesi’nin adli yönden Karamürsel yargı alanından çıkartılarak … Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına karar verildiği, bu karar gereğince yetkili mahkemenin … İş Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda uyuşmazlık vardır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir.
İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Türk Medeni Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49 uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir (Yargıtay 9. H.D. 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı).
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır.
İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir.
Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, adı geçen Yasa kapsamına giren gemiadamlariyle bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu Kanundan veya iş sözleşmesinden doğan davalar hakkında da, 5521 sayılı kanun hükümleri uygulanır. İş sözleşmesinde ayrıca bir hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı).
5521 sayılı Yasanın yetkiyle ilgili bu düzenlemesi yanında, diğer bir kısım yasalarda da uyuşmazlığın çözümü için hangi iş mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda düzenlemeler bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde, komisyon kararı ile iş güvenliği yönünden işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararına karşı, işverenin yerel iş mahkemesine,
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 28 inci maddesinde, uluslararası nitelikteki bir kuruluşa üyeliğin iptali davasında, sendika veya konfederasyon merkezinin bulunduğu iş mahkemesine,
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 12 nci maddesi uyarınca, iş kolu istatistiklerine karşı … iş mahkemesine,
Aynı Yasanın 15 inci maddesine göre, sendika yetki çoğunluğu tespitine dair kararlara, 16 ncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmelerinin hükümsüzlüğü, 46 ncı maddeye göre, uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti, 47 nci madde uyarınca, gereği grev ve lokavtın durdurulması, 51/4 maddesi gereğince, grevin sona erdirilmesi, 60 ıncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin yorumu istemlerinin, işyerinin bağlı olduğu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye, başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, dava 04/09/2012 tarihinde açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte davalının adresi…(…) ilçesinde olup davacı işçi de bu adreste bulunan işyerinde çalışmıştır.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 15/01/2013 tarih ve 8 sayılı kararı ile…İlçesi’nin adli yönden Karamürsel yargı alanından çıkartılarak … Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına karar verilmiştir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle davacının çalıştığı işyerinin bulunduğu…(…) ilçesi adli yönden … Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanında bulunmaktadır. Yani davanın açıldığı tarih itibariyle…ilçesinde görülmesi gereken iş davalarında yetkili mahkeme … İş Mahkemesidir.
Her ne kadar mahkemece Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 18/01/2013 tarih ve 2641 sayılı kararı gereğince yetkisizlik kararı verilmişse de…(…) ilçesinin adli yönden Karamürsel Adliyesi yargı alanından çıkartılarak … Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanına bağlanmasına yerel mahkemenin kararında belirttiği Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 18/01/2013 tarih ve 2641 sayılı kararı ile değil Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 15/01/2013 tarih ve 8 sayılı kararı ile karar verilmiştir. Bahsi geçen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 15/01/2013 tarih ve 8 sayılı kararında, derdest davalar açısından yetki konusunda bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile HMK ‘nda yetki hususunu düzenleyen hükümlere göre sorun çözülmelidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir.
HMK’nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında, genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Görülüyor ki gerek 5521 sayılı kanunda gerekse HMK’nda yetkili mahkemenin belirlenmesinde davanın açıldığı tarih esas alınmıştır. Bu nedenle Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 15/01/2013 tarih ve 8 sayılı kararının bu uyuşmazlıkta uygulama yeri yoktur.
Yukarıda da belirtildiği üzere davanın açıldığı tarih itibariyle davacının çalıştığı işyerinin bulunduğu…(…) ilçesi adli yönden … Ağır Ceza Mahkemesi yargı alanında bulunmaktadır. Yani davanın açıldığı tarih itibariyle…ilçesinde görülmesi gereken iş davalarında yetkili mahkeme … İş Mahkemesidir. Mahkemece yanılgılı bir değerlendirme ile yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.