Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/178 E. 2014/36004 K. 27.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/178
KARAR NO : 2014/36004
KARAR TARİHİ : 27.11.2014

MAHKEMESİ : GEBZE 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2012
NUMARASI : 2010/722-2012/564

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin davacı tarafından 4857 sayılı Kanun’un 24/II-e bendi gereğince feshedildiğini, davalının kanun hükümlerine göre hak edilen alacakları ödemediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, grafiker olarak çalışan davacının yaptığı yanlış çizimlerden dolayı şirketi maddi-manevi zarara uğrattığını, davacının çalıştığı dönemde nişanlı olduğunu ve nişanlısının uyuşturucu bağımlısı olması nedeniyle özel hayatında yaşadığı sıkıntıların iş hayatına yansıdığını, iş akdinin davacı tarafından feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş akdinin davacı tarafından fazla mesai ücretinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının kıdem tazminatı ile ücret alacağı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacakları hüküm altına alınmış, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti istemlerinin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, sadece davacı tanığı G.. Y.. Y..’ın beyanına itibarla yapılan hesaplamaya göre fazla çalışma çıkmakta olup, bilirkişinin kök raporunda doğru biçimde bu tanığın çalıştığı süre ile sınırlı olarak hesaplama yapılmasına rağmen, davacı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda bilirkişi tarafından kök raporda ısrar edilmekle birlikte davacının çalıştığı tüm süre dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve yerel Mahkemece de işbu ek rapora göre karar verilmiştir. Davacı tanığının çalışmadığı dönemde davacının fazla çalışma yaptığı ispat edilemediğine göre ek rapora göre hüküm tesisi isabetsizdir. Bilirkişinin kök raporundaki gibi davacı tanığının çalıştığı süre ile sınırlı olarak yapılan hesaba göre karar verilmesi gerekirken davacının çalıştığı tüm süre üzerinden yapılan fazla çalışma hesabına göre hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.