YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/223
KARAR NO : 2014/34348
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ : BURSA 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2012
NUMARASI : 2011/879-2012/703
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatili ücreti, fazla mesai ücreti, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı işveren yanında 24/06/2003-07/02/2011 tarihleri arasında aralıksız çalıştığını, davalının işyerinde 30/07/2010 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda işverenin ilgilenmemesi nedeni ile Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne yaptığı şikayete sinirlendiğini ve davacının hastalık raporunun bitiminde 07/02/2011 tarihinde işe başlamak için işe gittiği gün işine son verildiğini, tüm yasal haklarının birkaç gün içerisinde ödeneceğinin söylendiğini, yasaya aykırı olarak gerçeğe aykırı ve usulsüz ibraname imzalatıldığını, davacının parasının ödeneceği inancı ile eve döndüğünü ancak işyerinde olaya şahit olan arkadaşlarından iş çıkışının bildirilmediği ve parasının ödenmeyeceği duyumunu alınca bu konuda tekrar Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne müracaat ile şikayetçi olduğunu ve ayrıca arkadaşları ile de tutanak düzenlediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25 TL’den kıdem, ihbar, hafta tatili, fazla çalışma, kötüniyet tazminatı, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil alacağının fesih tarihi itibariyle işletilecek mevduat ve yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir, ıslah ile taleplerini arttırmıştır.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalı vekili cevap ve beyanlarında; davacının iş akdinin İş Kanununun 25/2-b maddesine istinaden haklı nedenlerle sona erdirildiğini, davacının ücretinin 585,24 TL olup ayrıca yemek ve servis hizmetinden faydalandığını, 30/06/2010 günü saat 09.00 sularında davacının kablo demetini boru içerisine koymak için demet bandını açmak isterken el bileğinin tutulduğunu, üretim mühendisine bildirdiğini, daha sonra üretim mühendisi ile birlikte Çekirge Devlet Hastanesine gidildiğini, davacının burada yapılan muayenesinde herhangi bir problemin olmadığının tespit edilerek ertesi gün işbaşı yapmak kaydıyla taburcu edildiğini, 01/07/2010 tarihinde işbaşı yapan davacının el ağrısının devam ettiğini belirterek vizite kağıdı aldığını ve bu kere Özel Bursa Anadolu Hastanesine gittiğini ve muhtelif tarihlerde çeşitli kurumlardan istirahat alarak 07/02/2011 tarihinde işe başladığını, davacının istirahatta olduğu süre içersinde asılsız isnatlarda bulunarak bileğindeki arızanın asıl kaynağının çalıştığı koşullar olduğundan bahisle müvekkil şirket hakkında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikayette bulunduğunu, yapılan tahkikatta, deneyimli işçi olan davacının dikkatsiz çalışması sonucu eline almış olduğu kablo demetini açmak isterken bir anlık kontrolsüz hareketi sonucu kazalandığı kanısına varıldığını, izin dönüşü asılsız isnat ile Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne yaptığı şikayet konusunda davacıdan savunma istendiğini, savunma vermemesi üzerine de bu kere iş akdinin haklı nedenlerden dolayı feshedildiğini ve bu feshin kendisine tebliğ edildiğini, haklı nedenle feshedildiğinden ihbar ve kıdem tazminatları ödenmediğini, işyerinde haftanın 5 günü 9 saat olmak üzere 45 saat çalışıldığını, yapılan tüm fazla mesailerin bordroya yansıtılıp davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın imzalandığını ve bedellerinin kendisine ödendiğini, dini bayramlar ile resmi bayramlarda da şirkette çalışma olmadığını, davacının talep etmiş olduğu hafta tatili, fazla çalışma, yıllık izin, ulusal bayram genel tatil ücretleri alacağının olmadığını, bunların zaman aşımına uğradığını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, 2010 yılı yıllık izninden 7 gün kaldığını, bunu kabul ettiklerini, iş akdi haklı nedenle feshedildiğinden kötü niyetin sözkonusu olmadığını, davacının iş güvencesi kapsamında olduğunu alacağının bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı defi de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeleri uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda davalı tarafından ıslaha karşı süresinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş olup, bu savunma değerlendirilmeden sonuca gidilmesi isabetsizdir.
3. Davalı tarafından ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde işyerine ait bir kısım giriş çıkış kayıtları ibraz edildiğinden bu kayıtlar davacı tarafa sorulup gerektiğinde tanıklar yeniden dinlenerek ve keşif yoluna da başvurarak işyerine giriş-çıkış kayıt sisteminin varlığı araştırılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.