Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/3144 E. 2014/36676 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3144
KARAR NO : 2014/36676
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 10. İŞ MAHKEMESİ (ÜSKÜDAR 3. İŞ)
TARİHİ : 16/10/2012
NUMARASI : 2010/1103-2012/561

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, ikramiye ile haksız yapılan maaş kesintisi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davacının iş sözleşmesinin ekonomik buhran nedeniyle feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı makine mühendisi olup servis şoförü değildir. Davalı işyerinde servis şoförlüğü de yapmamaktadır. Davacının kendi ulaşımı için tahsis edilen araç ile diğer çalışma arkadaşlarını güzergah üzerinde bırakması “servis şoförlüğü” yaptığı anlamına da gelmez. Bu itibarla davacının işletmedeki asli göreviyle ilgili çalışma süresi haftalık kırkbeş saati geçmediğinden davacının fazla mesai ücreti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla çalışma ücretine hükmolunması isabetsizdir.
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri esas alınarak davacının talep ettiği tazminat ve ücret alacaklarından takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısımlar hariç olmak üzere diğer reddedilen kısmı için davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de hatalıdır.
4-Hükmedilen fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin hükmün infazında tereddüt yaratacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.