YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3415
KARAR NO : 2014/35310
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2012
NUMARASI : 2010/234-2012/693
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, izin, fazla çalışma ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Esra Ünal geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar, kötüniyet tazminatları ile yılık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesi istekleriyle bu davayı açmıştır.
Davalı işveren davacının kendisinin ayrıldığını savunmuş, fazla çalışma olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, fazla çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti kısmen kabul edilmiş, diğer talepler reddedilmiştir.
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi işverene gönderdiği 14.09.2006 tarihli ihtarnamede iş sözleşmesinin işveren tarafından 12.09.2006 tarihinde haksız olarak sözlü biçimde feshedildiğini ileri sürerek yasal tazminatlarını talep etmiştir. Daha sonra açılan davada da aynı yönde talepte bulunulmuştur. Davalı işveren ihtarnameye cevap vermemiş, davaya cevabında davacının kendisinin ayrıldığını savunmuştur. Ancak davalı işveren işçinin ayrıldığına dair yazılı delil sunamadığı gibi, tutanak da ibraz etmemiştir. Davacı tanıkları ise yıllık izin dönüşünde davalı işverenin davacıyı işlerin kötü olduğunu belirterek, hizmetine ihtiyaç kalmadığından bahisle çıkardığını belirtmişlerdir.
İş sözleşmesinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiği işverence kanıtlanmalıdır. Somut olayda davalı işveren istifa yazısı, devamsızlık tutanağı ve benzeri belge ile davacının tazminata hak kazanmadığını kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazandığı kabul edilmelidir. Mahkemece her iki isteğin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı işveren ihbar tazminatı alacaklısı olduğunu ileri sürerek takas mahsup definde bulunmuş, mahkemece davacı işçinin istifa suretiyle ayrıldığı kabul edilerek işverenin ihbar tazminatı alacaklısı olduğu gerekçesiyle fazla çalışma ücretinden mahsup yapılmıştır. Yukarıdaki bent uyarınca davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmiş olmakla, davacının fazla çalışma ücreti alacaklarından mahsup yapılması hatalıdır.
4-Davacı vekili 15.11.2007 tarihinde ıslah suretiyle dava konusu miktarları arttırmış, davalı vekili 03.04.2009 havale tarihli dilekçe ile ıslaha karşı zamanaşımı defini ileri sürmüştür. Sözü edilen dilekçenin duruşmada okunduğu dosyadan anlaşılamamaktadır. Davalının sözü edilen dilekçesi üzerine gerekli usulü işlemler tamamlanarak bir karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.100.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.11. 2014 gününde oybirliği ile karar verildi.