Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/3947 E. 2014/37535 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3947
KARAR NO : 2014/37535
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ : MANAVGAT İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/08/2012
NUMARASI : 2011/400-2012/403

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı işyerinde 28.04.2010-02.09.2011 tarihleri arasında meydancı olarak çalıştığını, son aylık ücretinin net 700,00 TL olduğunu, davacının iş akdini 4857 sayılı Yasanın 24/II. maddesi uyarınca “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sebebiyle” 02.09.2011 tarihinde haklı olarak feshettiğini, şezlong dağıtımı, mıntıka temizliği, tuvaletlerin ve lavaboların temizliği gibi işlerde çalışan davacının sürekli fazla mesai yaptığını, sürekli olarak 06:00’da çalışmaya başlayıp gece 22:00’ye kadar çalıştığını, fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, çok acil haller haricinde birkaç kez verilen izin hariç hiç haftalık izin kullanmadığını, davacıya yıllık izin kullandırılmadığını, karşılığı ücretlerin de ödenmediğini, davacının 2010 ve 2011 yılı Ramazan bayramlarında çalıştığını ancak sadece 1 günlük çalışmasının karşılığının ödendiğini, davacının işçilik alacaklarını 02.09.2011 tarihli ihtarname ile talep ettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL fazla mesai ücreti, 100,00 TL ulusal bayram ve genel tatil ücreti, 100,00 TL hafta tatili ücreti, 100,00 TL yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslahla taleplerini arttırmıştır.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davacının müvekkili şirkete ait otelde beach boy olarak 28.04.2010 – 31.10.2010, 01.03.2011 – 31.10.2011 tarihli belirli süreli iş sözleşmeleri ile çalıştığını, sözleşme süresi sona ermeden 01.09.2011 tarihine kadar çalıştığını, haksız ve mesnetsiz olarak 02.09.2011 tarihinde iş akdini feshettiğini, yapılan feshin iftira niteliğinde olduğunu, Z.. S.. davalı şirketin ortağı olduğunu, iddia edildiği gibi personel ile diyaloga girmediğini, hiçbir personel üzerinde psikolojik baskı kurmadığını, sezon sonu oluşunu göz önünde bulunduran davacı ve iş arkadaşlarının sözleşmelerinin biteceği günü hesaplayarak sebepsiz zenginleşmek istediklerini, davacı ve iş arkadaşlarının sözleşmeleri haksız suretle feshederek işverene ciddi zarar verdiklerini, 02.09.2011 tarihi itibarı ile personel sayısının 28’den 20’ye düştüğünü, otelin ön büro müdürünün davacı ve arkadaşlarını defalarca aramasına karşın sonuç alamadığını, davalı şirket müdürü ile ortaklarının üniversite mezunu olduklarını, davacının iddia ettiği gibi bir olayın yaşanmış olmasının mümkün olmadığını, davacının 2-3-4.09.2011 tarihlerinde mazeretsiz olarak işe gelmediğini, bu hususun tutanaklar ile sabit olduğunu, davalı işverenin Manavgat 6. Noterliğinden keşide ettiği ihtarname ile davacıya işe dön ihtarında bulunduğunu, ayrıca başka bir ihtarname ile davacının işe davet edildiğini, buna rağmen işine dönmemesi sebebiyle iş akdinin 11.10.2011 tarihi itibarı ile 4857 sayılı Yasanın 25/II(g) maddesi uyarınca feshedildiğini, davacının mevsimlik işçi olması sebebiyle yıllık ücretli izne hak kazanmadığını, hafta tatillerinde çalışmadığının imzalı föylerden anlaşılacağını, 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, günlük 1 saat yemek ve 15 dk.dan 2 defa çay molası verdiğini, günlük çalışma süresinin 7,5 saati aşmadığını, ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları karşılığının ödendiğini, talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda; davalıya ait otel işyerinde meydancı olarak çalışan davacının işe giriş çıkış saatlerini gösteren imza föylerinin bulunduğu ve fazla mesai ücretinin bu imza föylerindeki sürelere göre hesaplandığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca yazılı belgelere göre belirlenen fazla mesai ücretinden taktiri indirim yapılmaması gerekirken mahkemece takdiri indirim yapılması hatalıdır.
3- Dosya içerisinde davacı tarafça sunulan, davalı işyerinde 30.03.2010 tarihinden itibaren 18.30’da paydos verileceğine dair işveren yazısı sunulmuştur. Mahkemece 2010 yılı sezonu için (Mart-Ekim ayları arası) 30.03.2010 tarihinden itibaren fazla çalışma alacağının bu belge dikkate alınarak hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.