YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7075
KARAR NO : 2014/38639
KARAR TARİHİ : 18.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/06/2013
NUMARASI : 2012/357-2013/545
DAVA :Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı asil; davalı bankada kıdemli memur unvanı ile görev yaptığını, görev süresi boyunca çeşitli tarihlerde fazla süreler ile çalışma şeklinde mesai yaptığını, bu çalışmalar için hesapladığı ücretin 15.000 TL’yi bulduğunu, fazla çalışma ve fazla süreler ile çalışma gün ve saatlerinin işyeri sistemi bilgisayar sistemi kayıtları ve kamera kayıtları ile sabit olduğunu, söz konusu faza mesai ücretini davalı işverenden talep ettiğini, davalının ödemeye yanaşmadığını iddia ederek, 15.000 TL fazla mesai ücretini işten ayrılış tarihinden işleyecek en fazla reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 22.09.2008 -17.02.2012 tarihleri arasında kıdemli memur unvanı ile görev yaptığına ilişkin iddiasının gerçek dışı olduğunu, kıdemli memur değil memur unvanı ile görev yaptığını 22.09.2008 tarihinde işe başladığını, 30.11.2010 tarihleri arasında daha sonrada 31.05.2011-17.02.2012 tarihlerin arasında görev yaptığını, davacının kesintisiz olarak çalışmadığını , 30.11.2010-31.05.2011 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiğini , askerlikte geçen sürenin kıdemine dahil olmadığını davacı tarafın dilekçesinde görev süresi boyunca çeşitli süreler ile fazla mesai yaptığını söylediğini bu iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu , fazla mesai yapılabilmesi için müvekkil bankanın toplu iş sözleşmesine göre öneride bulunulması ve duruma göre genel müdürlükten izin alınması gerektiğini müvekkili bankanın kayıtlarında yer almayan bir fazla çalışması yada fazla süreler ile çalışmasının mevcut olmadığını, davacının istisnai olarak fazla mesai çalışması yaptığını müvekkil banka kayıtlarına göre bu fazla mesai ücretlerinin davacıya ödendiğini bir işçinin her gün fazla çalıştığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağının Yargıtay’ın ilke kararları kapsamında tartışmasız olduğunu., şayet davacının 09.00-18.00 saat aralığından farklı bir zaman diliminde şubede kalmış ise bu durum müvekkil bankanın herhangi bir talebi olmaksızın davacının kendi sorumluluğundaki işleri mesai saatleri içerisinde kendinden kaynaklanan nedenlerle bitirmemiş olduğundan veya çalışma amacı dışında kendi özgür iradesi ile şubede kalmasından kaynaklanmış olup böyle bir halde davacının şubede bulunmasının fazla süreler ile çalışma veya fazla çalışma olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca davacı tarafından hatalı bir bankamatik kartı teslimi yapıldığı, bu teslim nedeni ile müvekkil banka zararı / riski oluştuğunun davacının istifasından sonra tespit edildiğini bu nedenle ayrıca takas itirazında bulunduklarını belirterek ve müvekkil banka aleyhine , iddia, beyan anlatım yorum ve taleplerin tümünün haksız ve gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davacı lehine tanık beyanına istinaden davalı bankada çalıştığı tüm süre için fazla mesai ücreti talep edilmiş ise de, beyanı rapora ve hükme esas alınan davacı tanığının davacı ile birlikte sadece 4 ay çalıştığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının sadece tanık ile birlikte çalıştığı dönem için fazla mesai yaptığını kanıtladığı kabul edilmeli, bu süre için fazla mesai ücreti hesaplanmalı, geri kalan dönem açısından fazla mesai iddiasını ispatlayamadığı benimsenerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3- Hükmedilen miktarın net mi brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.