Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2013/8892 E. 2014/34319 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8892
KARAR NO : 2014/34319
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/04/2013
NUMARASI : 2009/983-2013/300

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi gerekçesiyle feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücret, yıllık ücretli izin, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının tüm haklarının ödenerek kendisini ibra ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık işçinin yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında da ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda, davalı işveren davacının ücret alacaklarının ödenip ödenmediği hususunu ispat etmek için davacı tarafa yemin teklif etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yargılamasının 16.04.2013 tarihindeki celsede davacı bilirkişi raporunda belirlenen ücret alacağının ödenmediğine dair yemin etmiştir. Bu durumda dosyada mevcut deliller ile davacının yeminli beyanından davacının ücret ve izin alacaklarının davalı tarafından ödendiğinin ispat edilemediği anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince bu husus göz önünde bulundurularak yıllık ücretli izin ve ücret alacağı istemlerinin bilirkişi raporunda hesaplanan miktarı kadarınca kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile bilirkişi raporunda belirlenen miktardan daha az miktarına hükmedilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.