YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11968
KARAR NO : 2014/17087
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : MERSİN 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2014
NUMARASI : 2013/407-2014/53
DAVA :Davacı, sendikal tazminat alacağı, yoksun bırakıldığı haklar ile eksik hesaplanan işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı ile T.C. M.. B.. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı; üye olduğu sendika ile davalı işveren arasında yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesi bulunduğunu, davalı işverenin sendikaya üye olan işçilerle sendikaya üye olmayan işçiler arasında sendikalı işçiler aleyhine ayrım yaptığını, işverenin bu davranışının 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 31 .maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek; sendikal tazminat ile yoksun bırakıldığı haklar ve eksik hesaplanan işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı T.C. M.. B.. vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, husumetin yanlış yönlendirildiğini ve işçiler arasında ayrım yapılmadığını savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı M.. B.. Öğretmenevi Müdürlüğü vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, sendikalı işçilerle sendikasız işçiler arasında herhangi bir ayrımda bulunulmadığını savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti ve yargılama süreci:
Davacı, dava dilekçesinde hasım olarak M.. B.. Öğretmenevi Müdürlüğü’nü göstermiş ve yerel mahkemece davalı M.. B.. Öğretmenevi Müdürlüğü aleyhine hüküm kurulmuş olup, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde; davanın tüzel kişiliği ve davada temsil yetkisi bulunmayan M.. B.. Öğretmenevi Müdürlüğü aleyhine yürütülerek karar verilmesi hatalı görülmüş ve bu hususun husumette yanılma olarak değerlendirilip, davanın M.. B..’na yöneltilerek yargılama yapılması gerektiğinden hükmün bu nedenle bozulmasına vesair temyiz itirazlarının bozma nedenine göre bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yerel mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dava dilekçesi T.C. M.. B..na tebliğe çıkarılarak davaya devam edilmiş ve davalı Öğretmenevi Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeni ile reddine,
davalı T.C. M.. B.. yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı ve davalı T.C. M.. B.. tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı ile T.C. M.. B..’ nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının, sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Sendikal tazminat 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31’inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31’inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Somut olayda; davacı, davalıya ait iş yerinde sendikalı olmayan işçiler lehine ayrımcılık yapıldığını, sendikasız işçilerin sendikalı işçilere nazaran daha yüksek maaşlar ile işe başlatıldıklarını ve maaşlarındaki artışlarında daha fazla olduğunu iddia etmektedir. Davalı ise işçiler arasında sendikalı-sendikasız ayrımı yapılmadığını, aksine sendikalı işçilerin kalifiye eleman olmamalarına karşın taban aylıklarının sendikasız kalifiye işçilerden fazla olduğu savunulmuştur.
Mahkemece, sendikalı işçilere ödenen ücret, fazla mesai, ve sosyal yardımların sonradan işe giren ve sendika üyesi olmayan işçilere nazaran daha az olduğu gerekçesi ile sendikal tazminata hükmedilmiş ise de bu yöndeki araştırma yeterli değildir.
Davalı tarafça, sendikasız işçilerin kalifiye eleman oldukları ve bu nedenle fazla ücret aldıkları savunulmuş olup, mahkemece sendikalı ve sendikasız işçilerin iş sözleşmeleri ve ücret bordrolarının tamamı getirtilerek, sendikalı olmayan işçilere fazla ücret ödenmesini gerektiren objektif ve esaslı nedenlerin bulunup bulunmadığı, davalının savunmasında belirttiği üzere sendikasız işçilerin kalifiye eleman olup olmadıkları araştırılmalıdır.
Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Yerel mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, davalı M.. B.. Öğretmenevi Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilerek, bahsi geçen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davadaki taraf değişikliği iradi bir değişiklik olmayıp, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda gerçekleştiğinden 6100 sayılı HMK’nun 124. maddesinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, davalı M.. B.. Öğretmenevi Müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, ayrı bir bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.