YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13531
KARAR NO : 2014/15648
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/08/2011
NUMARASI : 2010/870-2011/578
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.09.2009 tarihinden itibaren davalı şirketin müteahhit firma, davalı bakanlığın da ihale makamı olduğu Darıca A..P..Ticaret Meslek Lisesi İnşaatında çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 20.09.2010 tarihine kadar kesintisiz sürdüğünü, bekçilik görevi yaptığını ve ücretinin 950 Net olduğunu, taraflar arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmamakla beraber, İş Kanunu’nun 36. Maddesinde belirtilen sorumluluk gereğince bakanlığın da 3 aylık ücretten sorumlu olduğunu, okul inşaatının tamamlanarak bakanlığa teslimi üzerine 20.09.2010 tarihinde önceden bildirimde bulunulmaksızın işten çıkarıldığını, davacıya yaşlı olmasından da yararlanılarak 50-200 TL harçlıklar verildiğini, ücretini doğru düzgün alamadığını, bütün süre boyunca ücretine karşılık aldığı paranın toplam 1.050 TL olduğunu, davacının 10,5 ay civarında ücret alacağı olduğunu iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, yıllık izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının faiziyle davalı şirketten tahsiline, ücret alacağının 3 aylık kısmının İş Kanunu madde 36 gereği her iki davalıdan müştereken ve müteselsil olarak faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı şirket vekili, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, zira şirketin ikametgahı ve merkezinin Ankara’da bulunduğunu, davacının müvekkilinin sigortalı çalışanı olmadığını, taşeron firma olan A.. E.. bünyesinde çalıştığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, ayrıca şahıs hakkında M.. K.. tarafından Polis merkezine şikayette bulunulduğunu, davacının taşeron firma çalışanı olduğu ve bu firmaca işe alındığının söylendiğini, inşaatta gece bekçiliği yapan davacının geceleri inşaattan malzeme çalıp götürdüğünün söylendiğini, çalışma süreleri ve yıllık izin konusundaki iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu, davacı müvekkili çalışanı olmadığından kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı bakanlık vekili, husumet itirazında bulunarak, davacının müvekkili kurum çalışanı olmadığını, aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, inşaatı gerçekleştiren şirketten kuruma devreden herhangi bir borç bulunmadığını, kurumca okulun teslim alınmasını takiben davacıyla herhangi bir iş sözleşmesi veya anlaşma yoluyla hizmet alımı yapılmadığından husumet bakımından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı M.. B.. tarafından Darıca’da yaptırılan okulun inşaatı sırasında belirsiz süreli hizmet akdi ile gece bekçisi olarak çalıştığı, M.. B..nın 4857 sayılı yasanın 36/1 maddesi gereğince üç aylık ücret alacağından diğer davalı ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, davacının 14/10/2009-20/09/2010 tarihleri arasında çalıştığı, davacının sigorta kaydının diğer davalı S.. İnşaat San ve Tic. Turz. Ltd. Şti. işyeri sicil numarası ile taşeronu A.. E.. İnş. Tekstil Doğ. Isı Sis. San. ve Tic. Ltd. Şirketi üzerinden yapıldığı, taraflar arasında alt- üst işveren ilişkisi bulunduğu, davacı taleplerinden davalı şirketin sorumlu olduğu, davacının sigorta hizmet cetvelinde kayden giriş- çıkışlar bulunduğu, ancak davacının tanık beyanlarına göre kesintisiz çalıştığı, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği, buna göre davacının 4857 sayılı yasanın 17. maddesi gereğince ihbar tazminatını hak ettiği, çalışma süresi bir yıldan az olduğundan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti talep edemeyeceği, davacının işyerinde haftanın 7 günü 17.00-08.00 saatleri arasında çalıştığı, zorunlu istirahat süreleri mahsup edildiğinde haftada ortalama 38,5 saat fazla mesai yaptığı, aynı şekilde hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde de çalıştığı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini dair delil sunulmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin reddine, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalı şirketten tahsiline, ücret alacağı olarak 11.502,22 TL brüt alacağın 3 aylık kısmına tekabül eden 3216,93 TL’lik bölümünün 4857 sayılı yasanın 36/1 maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsil olarak, kalan miktarın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı T.C. M.. B..’nın tüm, davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece her ne kadar işçi lehine ihbar tazminatına hükmedilmiş ise de, dosya içerisine celp edilen Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/177 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı işçi hakkında katılanı davalı şirket olan dosyada güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanık K.. Ü..’in bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil etmek amacıyla hırsızlık suçunu işlediği gerekçesiyle sonuç olarak 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına kesin olmak üzere karar verildiği, dosyada bulunan kesinleşme şerhinden de hükmün kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında iş akdinin işverenlikçe feshinin haklı olduğunun kabulü ile ihbar tazminatı isteminin de reddi gerektiği gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davacı lehine ihbar tazminatı hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.