Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/13796 E. 2014/16473 K. 22.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13796
KARAR NO : 2014/16473
KARAR TARİHİ : 22.05.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, yetkisizlik kararı vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı alt işveren… Enerji Ltd. Şti.’nde 01/01/1998 ile 14/11/2013 tarihleri arasında çalıştığını, görevinin operasyon müdürü olduğunu. …. Noterliğinin … yevmiye nolu 15/11/2013 tarihli ihtarname ile müvekkilinin şirket içerisinde olumsuz tavırlar sergilemesi sebebiyle iş akdinin haklı sebeple feshettiğine dair ihtarname keşide edildiğini, iddianamenin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin on altı yıl boyunca davalı firmada yönetici olarak çalıştığını, haklı bir sebep olmadan işten çıkartılan müvekkilinin işe iadesine, işe iade kararı uyarınca kararın kesinleşinceye kadar boşta geçen süre için dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve bunun dışında prim ikramiye ve sair hak ve alacakların ödenmesine, işe başlatılmadığı takdirde sekiz aylık ücret tutarı tazminatının ödenmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle ; mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesi gereğince iş sözleşmesinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının Tesis Müdürlüğü teklifini kabul etmediğini, santralin tehlikeli olduğuna ilişkin işveren e mail atarak görev yaptığı santrali terk ettiğini, yeni atanan tesis müdürüne yardımcı olmadığını, bilgi vermekten kaçındığını, davacının benzin aracının dizel araç ile değiştirilmek istendiğini aracının tamamen alınmadığını , davacının iş akdinin iş kanunun 25. maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini, davanın haksız olduğunu reddini savunduğu görülmüştür.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın işe iade davası olduğu ve 6100 sayılı HMK’nın 6. maddesi gereğince genel yetki kuralları çerçevesinde genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesinde veya 5521 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince işin görüldüğü yer mahkemesinde açılabileceği, işin görüldüğü yerin Marmaraereğlisi olduğu, dava dilekçesinde de davacı tarafça davalının adresinin Marmaraereğlisi olarak gösterildiği, yine işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinde davalının adresinin Marmaraereğlisi ilçesi olduğu. Genel yetki kuralı gereğince işe iadeye ilişkin davanın işin görüldüğü yer olan Marmaraereğlisi mahkemesinde veya davalı şirketin şirket merkezinin bulunduğu İstanbul da açılabileceği, ayrıca taraflar arasındaki yetki sözleşmesinde yetkili kılınan İstanbul mahkemelerinin yetkili bulunduğu, birden fazla yetkili mahkeme bulunması durumunda seçim hakkının davacı tarafa ait olduğu davacı tarafça yetkisiz yerde dava açılması durumunda seçim hakkının davalıya geçtiği, mahkememizin

5521 sayılı kanunun 5. Maddesine göre de 6100 sayılı HMK nun 6. Maddesine göre de yetkili olmadığı, dolayısıyla da mahkememizin yetkisiz olması nedeni ile de seçim hakkının davalıya geçtiği, davalı tarafında yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan ve ayrıca davalı şirketin genel merkezi olan İstanbul mahkemelerini yetkili gösterdiği, gerekçesiyle İstanbul İş Mahkemesi yetkili olduğundan, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar temyiz etmiştir.
F) Gerekçe: Dosya içeriğine göre, yetkili mahkemenin hangi iş mahkemesi olduğu uyuşmazlık konusudur.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5 inci maddesi uyarınca, iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgâhı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme geçerli değildir.
İş mahkemesinin görevi kapsamında bulunan bir dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır.
Türk Medeni Kanununun 19 uncu maddesi uyarınca, gerçek kişi yönünden yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturulan yerdir. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh olarak kabulü gerekir. Aynı Yasanın 49 uncu maddesi gereğince, tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça, işlerinin yönetildiği yerdir (Yargıtay 9. H.D. 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı).
Yetkili mahkemenin belirlenmesinde önemli olan işin yapıldığı işyeri tanımına, 5521 sayılı Yasada yer verilmemiştir. İşyeri, 4857 sayılı İş Kanununun 2 inci maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. Bir yer, ancak işin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı bulunmaktaysa, o işyerinden sayılacaktır.
İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin emredici nitelikteki son cümlesi gereğince geçersizdir.
Deniz İş Kanununun 46 ncı maddesi uyarınca, adı geçen Yasa kapsamına giren gemi adamlarıyla bunların işveren veya işveren vekilleri arasında bu Kanundan veya iş sözleşmesinden doğan davalar hakkında da, 5521 sayılı kanun hükümleri uygulanır. İş sözleşmesinde ayrıca bir hüküm yoksa dava, geminin bağlama limanında iş davalarını bakmaya yetkili mahkemede görülür”.
İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan, davalı tarafça süresinde yetki itirazı yapılmamış olsa bile, mahkeme tarafından bu husus kendiliğinden göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hâkim, davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi, kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı).
5521 sayılı Yasanın yetkiyle ilgili bu düzenlemesi yanında, diğer bir kısım yasalarda da uyuşmazlığın çözümü için hangi iş mahkemelerinin yetkili olduğu konusunda düzenlemeler bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanunun 79 uncu maddesinde, komisyon kararı ile iş güvenliği yönünden işin durdurulması veya işyerinin kapatılması kararına karşı, işverenin yerel iş mahkemesine,
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 28 inci maddesinde, uluslararası nitelikteki bir kuruluşa üyeliğin iptali davasında, sendika veya konfederasyon merkezinin bulunduğu iş mahkemesine,
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 12 nci maddesi uyarınca, iş kolu istatistiklerine karşı Ankara iş mahkemesine,

Aynı Yasanın 15 inci maddesine göre, sendika yetki çoğunluğu tespitine dair kararlara, 16 ncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmelerinin hükümsüzlüğü, 46 ncı maddeye göre, uygulanmakta olan bir grev ve lokavtın kanun dışı olup olmadığının tespiti, 47 nci madde uyarınca, gereği grev ve lokavtın durdurulması, 51/4 maddesi gereğince, grevin sona erdirilmesi, 60 ıncı madde uyarınca Toplu İş Sözleşmesinin yorumu istemlerinin, işyerinin bağlı olduğu … Bakanlığı Bölge Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki iş davalarına bakmakla görevli mahkemeye,
Başvurulabileceği düzenlenmiştir.
İş mahkemelerinin yetkisi kamu düzenindendir, sözleşmeyle yetkili mahkeme belirlenemez.Davalının ikametgahının Marmaraereğlisi olduğu ; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin dördüncü maddesine göre istihdam yerinin Marmaraereğlisi olarak belirlendiği görülmekle ; mahkemece işin yapıldığı yer mahkemesi yerine İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de ; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/1 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının tamamı çıkartılarak yerine;
“Davaya bakmaya Marmaraereğlisi Mahkemeleri yetkili olduğundan, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE ,
6100 sayılı HMK’nın 20. maddesine göre yetkisizlik kararının kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde, dosyanın yetkili ve görevli Marmaraereğlisi İş Mahkemesine gönderilmesine
Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına
Tarafların yasal süresi içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi yönünde mahkememize başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ve 6100 Sayılı HMK’nın 331. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince işlem yapılacağı hususunun TESPİTİNE
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı, tefhim/tebliğden itibaren 8 gün içerisinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen tefhim edildi.17/02/2014 ” hüküm fıkrasının yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.