YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13797
KARAR NO : 2014/16483
KARAR TARİHİ : 22.05.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2011/188-2014/66
DAVA :Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, dava hakkında görevsizlik kararı vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Davacı ile davalı şirketin ortaklarından olan E.. O..’un, 25/06/2008 tarihinde” K..Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti şirketini kurduklarını, davacının 25/06/2008 den 22/01/2010 yılına kadar davalı şirkette çalıştığını, E.. O..’un davacıya 3.000 TL maaş ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak davacının sigorta primlerinin asgari ücretten yattığını, şirket kurulduktan sonra ilk aylarda davacının maaş alamadığını, bunun karşılığında kredi kartı borcunun ödendiğini, buna rağmen karşı tarafın haksız ve hukuka aykırı olarak yaptığı ödemeleri dava yoluyla geri istediğini, müvekkilin borcu bittikten sonra davalının yine maaş ödemediğini ileri sürerek ücret alacağını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının ortağı olduğu şirkette %25 gibi önemli bir paya sahip olup, işçi statüsü bulunmadığı, tamamen ticari kazanç sağlayan ve bağımsız çalışan bir kişi olup, şirket ile şirket ortağı arasındaki uyuşmazlıkların çözüm yerinin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Müdür olmayan limited şirket ortağının şirket ortağı statüsü yanında ayrıca şirketin işçisi olarak çalışması mümkündür. Şirket ortağının işçi olarak çalıştığının kabulü için özellikle kişisel bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır. İşverenin otoritesi altında çalışan onun emir ve talimatlarına göre iş görme zorunda olan işçinin iş sözleşmesin de bağımlılığı daha ziyade kişiliği ile ilgili olduğu; iş sözleşmesinin özünde bir bağımlılık / otorite ilişkisinin bulunduğu hususu dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Bu araştırma yapılırken somut olayın tüm özellikleri ve takip eden durumlar da dikkate alınarak değerlendirilecek olan hukuki ilişkinin genel görünümü de esas alınmalıdır.
Bu bağlamda şirket ana sözleşmesi de dikkatlice incelenmelidir. Örneğin limited şirkette %50 den fazla paya sahip olan ortak, şirket sözleşmesinde şirket kararlarının oy çokluğu ile alınması öngörülmüş ise, kendi iradesi dışında karar alınmasını engelleyebileceğinden işçi sayılmamalıdır. Şüphesiz, burada ortağın %50 den fazla paya sahip olduğu durumlarda işçi sayılmayacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Şirkette iki ortak var ve şirket ana sözleşmesinde %91 pay çoğunluğu ile karar alınacağı ön görülmüş ve kendisi ile sözleşme akdedilen ortak %10 paya sahip ise, şirkette karar alınmasını engelleyici paya sahip olduğundan işçi sıfatını kazanamayacaktır. Zira bu tür durumlarda başkasının yönetimi altında bir iş organizasyonu içerisinde başkasının emir ve talimatlarına bağlı olarak çalışma söz konusu olmayacaktır, şu halde, limited şirket müdürü işci sayılamayacağı gibi limited şirkette sembolik bir paya sahip olmayan ve ana sözleşmeye göre kendi iradesi dışında kararların alınmasını engelleyebileceği paya sahip olan ortaklar işçi sayılmayacaktır. Bütün olarak yapılacak değerlendirmede şirket ortağına kazanç payını aşan miktarda bir ücretlendirme yapılması da ortağın işçi sayılmasına engel teşkil edecektir. Ortak için Sosyal Güvenlik kuruluşlarına prim yatırılmış olması o kişinin işçi sayılmasını gerektirmez; zira prim ödenmesi ile iş sözleşmesinin kurulmuş olduğundan söz edilemez. Böylece limited şirket müdürleri işçi sayılamayacak ise de müdür olmayan limited şirket ortağı sembolik ve alınacak kararları etkilemeyecek paya sahip ise işçi sayılabilecektir.
Somut olayda davacı şirket müdürü değildir. Dosyaya sunulan ticaret sicil gazetesi kayıtları incelendiğinde E.. O.. ‘un şirket müdürü olarak görevlendirildiği ve şirketin %75 hissesinin sahibi olduğu; , kârdan bir kısmının hissedarlara dağıtılması ya da şirket adına işletilmesi veya çalışanlara ikramiye olarak verilmesi gibi kararların şirket sermayesinin en az %51 ini temsil eden hissedarların kararına bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının işçi olup, mahkemece İş Mahkemesinin görevli olduğunun gözetilmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.