Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/1435 E. 2014/13113 K. 17.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1435
KARAR NO : 2014/13113
KARAR TARİHİ : 17.04.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/07/2013
NUMARASI : 2011/568-2013/513

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı belediyeye ait işyerinde diğer davalının elemanı olarak çalışırken 06/10/2011 tarihinden itibaren işyerine sokulmadığını, iş akdini geçerli bir sebebe bağlanmadan haksız ve geçersiz olarak feshedildiği, belirtilerek feshin geçersizliğine davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı olarak 8 aylık boşa geçen süre tazminatı olarak 4 aylık ücretin belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili; davacının hizmet alım ihalesi alan diğer davalı şirket elemanı olarak görev yaptığını, görev yaparken 05/04/2011 tarihinde görev yerini terk ettiği, 04/06/2011 tarihinde görev saati içinde televizyon izlediği, 29/06/2011 tarihinde görev sırasında uyuduğu, 19/08/2011 tarihinde görev yerini haber vermeden terk ettiği gerekçeleri ile tutanaklar tutulduğunu, bunun üzerine davacının çalıştığı şirketin şartname gereğince bu personelin görev yerinin değiştirilmesi talebinde bulunduklarını, bu talepler üzerine başka elemanın görevlendirildiğini, davacının işten çıkarılıp çıkarılmamanın diğer şirketin tasarrufunda olduğunu, başka bir işyerinde de görevlendirilebileceğini, ancak bu nedenlere dayalı haklı ya da geçerli fesih nedeninin oluştuğunu, işçinin işe iade talebini hukuki dayanağının olmadığını, davacının İş Kanununu kendine yüklediği hükümlülükleri yerine getirmediği, işe iade talebinin kabul edilemez olduğunu, her türlü tazmintalardan da davalı şirketin sorumlu olduğunu davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Özsan İntursa Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. vekili; davanın 1 aylık sürede açılmadığını, husumetin yanlış yöneltildiğini husumetin Zeytinburnu Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini belirterek husumet yönünden davanın reddini talep ettiği, esas yönünden de hizmet akdinin süreli olduğunu, işe iade talep edilemeyeceğini ve davacının geçerli nedenle işten çıkarıldığını savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının P.Koruma ve Güvenlik Hiz. Ltd. Şti ile Ö. İnturna Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti İş ortaklığındaki işe iadesine, işe iadenin mali haklarından davalıların birlikte sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili, davalı Zeytinburnu Belediye Başkanlığı vekili ile davalı Ö. İnturna Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin 05/10/2011 tarihi itibariyle feshedileceğinin 06/09/2011 tarihinde davacıya işçiye bildirildiği, davanın ise 03/11/2011 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1 .Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 195.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 17.04.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.