Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/16087 E. 2014/21941 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16087
KARAR NO : 2014/21941
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2013/359-2014/90

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Aksaray Mahmudiye İlköğretim Kurumu bünyesinde en son temizlik elemanı (servis) olarak çalışmakta iken, Okul Müdürlüğünün 21/06/2013 tarihli ihtarnamesine istinaden 30/06/2013 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin sona erdirileceğinin bildirildiğini, fesih sebebi olarak MEB Temel Eğitim Müdürlüğünün 05/07/2012 tarih ve 100/(03)10247 sayılı yazısı gereği resmi ilkokul ve ortaokullarına öğrenci alımlarının hiçbir ayrıcalık oluşturulmadan kayıt bölgesindeki öğrencilerden alınacağı, etüd ve beslenme uygulamasının iptal edileceği, bu nedenle 10 aylık belirli süreli iş sözleşmesinin zorunlu olarak yenilenmeyeceğinin gerekçe gösterildiğini belirterek, haklı ya da geçerli bir nedene dayanmayan fesih işleminin iptaline, davacının işe iadesine, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında tazminata hükmedilmesine, boşta geçen süre için 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle iş güvencesinin kapsamı konusunda, işyerinde 30 kişinin çalışması koşulu gerçekleşmediğini, dava şartının yerine gelmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddini, 2012-2013 eğitim öğretim yılı sonundan itibaren okuldaki etüt ve beslenme uygulamasının kaldırılmasının kararlaştırıldığını ve bu nedenle hizmet sözleşmesinin geçerli sebeple fesih edildiğini belirterek davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında fesih tarihi itibariyle işverence otuz veya daha fazla işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı ve dolayısıyla davacının iş güvencesi kapsamında kalıp kalmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesidir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Otuz işçi sayısının belirlenmesinde fesih bildiriminin işçiye ulaştığı tarih itibariyle belirli-belirsiz süreli, tam-kısmi süreli, daimi-mevsimlik sözleşmelerle çalışan tüm işçiler dikkate alınır.
Somut olayda, davacının ücretini Aksaray Mahmudiye İlköğretim Okulu’nda okuyan öğrencilerin velilerinden toplanan paralar ile oluşturulan özel bütçeden aldığı, 5510 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesi kapsamında sigortalı olup hasren Aksaray Mahmudiye İlköğretim Okulu öğrencilerine hizmet vermek üzere çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple otuz işçi sayısının belirlenmesinde sadece bu iş yerinde çalışan işçi sayısı dikkate alınmalıdır.
Buna göre davacının çalıştığı iş yerinde fesih tarihi itibari ile otuz işçiden az sayıda işçi çalıştığı anlaşıldığından, davacının 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 84.45 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 25.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.