Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/19863 E. 2014/34563 K. 19.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19863
KARAR NO : 2014/34563
KARAR TARİHİ : 19.11.2014

MAHKEMESİ : GEBZE 3. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/04/2014
NUMARASI : 2013/567-2014/146

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının davalı işyerinde 28.06.2010 – 25.07.2013 tarihleri arasında talaşlı imalat operatörü olarak çalıştığını, 25.07.2013 tarihinde işyerinde bulunan yaklaşık 25 arkadaşıyla birlikte işten çıkarıldığını, davacının 29.07.2013 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek işten çıkarıldığını ve kendisine bildirilen fesih gerekçesinde “birlikte çalışılmasının her iki tarafa da olumlu netice sağlamayacağının anlaşılması ” olarak gösterildiğini, davacıya tebliğ edilen fesih bildiriminin kanuna ve gerçeklere aykırı olduğunu, davalı işverence işten çıkarılan işçiler yönünden objektif davranılmadığını, iyiniyet kurallarına uygun tutum sergilenmediğini, daha çok sendikal faaliyetlerde bulunan ve davalı şirketteki yanlış uygulamalar karşısında hakkını arayan işçilerin tercih edildiğini, bu yönden de keyfi davranıldığını, davalı işyerinde çalışan işçilerin bir çoğunun ekonomik ve sosyal çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla uzun sureti bir örgütlenme çabasıyla toplu olarak Ç.. İş Sendikasına üye olduğunu, 25.07.2013 tarihinde bu sendikadan ayrılarak bir ay içerisinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren B.. M.. Sendikası’ na 29.07.2013 tarihinde üye olduğunu, işverenin çalışanlarına sendikaya üye olmamaları gerektiğini, kendisini dinlemeleri durumunda daha çok maaş vereceğini ancak aksi durumda işten çıkarılacaklarını belirterek sendikalaşmaya karşı olduğunu gösterdiğini, 29.07.2013 tarihinde davacının da içinde bulunduğu ve tümü sendikalı olan toplam 20 ile 25 arasında işçiyi işten çıkardığını bununla B.. M.. Sendikasının yetki almasını engellemeye ve TİS için gerekli çoğunluğun oluşmasını ortadan kaldırmaya çalıştığını belirterek; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, boşta geçen sürelere ait en çok 4 aya kadar olan ücret ve işçilik haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, feshin sendikal nedene dayandığından; 6356 SK 25/5. md. işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın davacının en az 12 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde 28.06.2010 tarihinde talaşlı imalatta çalışmak üzere işe başladığını, sözleşmesi sona erdirilinceye kadar aynı bölümde görevini sürdürdüğünü, davalı işverenin işyerinde reorganizasyon çalışmaları başlattığını ve işyerinde ideal, verimli, günün koşullarına uygun bir kadro kurmaya karar verdiğini, işverenin bu amacı doğrultusunda işyerindeki verimsiz, atıl, kuralsız, disiplinsiz, yetersiz, yenilikçiliğe kapalı, işyerinin atılım yapmasını engelleyen personeli bünyesinde barındırmamaya karar verdiğini ve sendikalı/sendikasız, beden işçisi/büro işçisi ayrımı yapmaksızın bazı personel ile yollarını ayırdığını, bu kadro değişikliği sırasında, davacı gibi, diğer personele kötü örnek olan, işyerinin çağın gereklerini karşılayacak düzeye gelmesinde engel oluşturan personele yer vermeme ilkesini de uyguladığını, davacının işyeri sicil dosyası içinde yer alan tutanakların ortaya koyduğu üzere, disiplinden uzak bir çalışan olduğunu ve davacının keyfi davranışları, işi sırasında sürekli telefon ile konuşması, işyerindeki disiplini bozduğunu ve diğer çalışanlara kötü örnek oluşturmakta iken son olarak iş başında, çalışacağı yerde, cep telefonundan sosyal paylaşım sitesi olan facebook’a giriş yapıp vakit geçirdiğinin, çalışmak yerine oyalanıp eğlendiği görülünce, her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. Maddesinin II. bendine göre tazminatsız feshetme hakkı var ise de, işveren bu hakkını kullanmayıp davacının iş sözleşmesini 25.07.2013 tarihinde İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri gereğince sona erdirdiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarını da ödediğini, Ç..-İş Sendikasının davalı işyerinde yıllardan beri örgütlü bir sendika olarak 17.04.2012 tarihinde imzalanmış Dokuzuncu Dönem toplu iş sözleşmesinin de tarafı olduğunu, davalı iş yerinde yeni bir örgütlenme çabası, yeni bir düzen arayışı söz konusu olmadığını, iş sözleşmesi sona erdirilmiş personeller arasında sendikalı/sendikasız, beden işçisi/büro işçisi ayrımı yapılmadığını, davacının iş sözleşmesinin 25.07.2013 tarihinde feshedildiğini, davacının fesihten sonra gerçekleşmiş Ç..-İş Sendikası’ndan ayrılma ve B.. M..-İş’e üye olma olgularından davalı işverenin haberdar olmasının imkansız olduğunu, davalı işveren için Ç..-İş Sendikası ya da B.. M.. İş Sendikası’nın yetki almasının hiçbir fark oluşturmayacağını, davacının bu konulardaki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalı işverenin davacının iş sözleşmesini bilmesi imkansız olan sendikal nedenle feshetmediğinin açık olduğunu, kuralsız, kötü örnek oluşturan disiplinsiz tavırları nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İşveren, fesih nedeni olarak performans düşüklüğüne dayanmış olup, fesih bildiriminde ise herhangi bir olguya dayanmamaktadır. Mahkemece davacı işçinin işyerinde cep telefonu ile ilgilendiği gerekçesiyle geçerli fesih olgusunu gerçekleştirdiği yönündeki kabulü işveren savunması ile çelişmektedir. Davalı, performans düşüklüğüne dayalı feshi kanıtlayamadığına göre davacının feshin geçersizliğne ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak, dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin işyerinde yapılan sendikal faaliyetlere bağlı olarak işverence sona erdirildiği anlaşılmakla hükmün bozulmasına, davacının işe iadesine ve tazminatın 6356 sayılı Kanun 25.maddesi uyarınca belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı 401.75 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 19/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.