YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23060
KARAR NO : 2014/36933
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/05/2014
NUMARASI : 2013/723-2014/277
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ve dahili davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.02.2012 – 01.08.2013 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, iş akdinin geçerli bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı A.. A.. vekili, davacının A.. Kimya San ve Tic Aş’nin elemanı olmayıp G.. İlaç elemanı olduğunu, davalı işyerinde fesihlerin sadece yazılı olarak yapıldığını,sözlü fesih yapılmasının söz konusu olmadığını, davacının 07.02.2012 başlangıç tarihli iş akdinin devam ettiğini, gönderilen ihtarnameyle tebliği takip eden ilk iş gününde işinin başına dönmesini aksi halde İş Kanunu ilgili maddelerinin tatbik edileceğinin ihtaren bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı G.. İlaç ve Gıda San. İth. İhr. Ltd.Şti vekili, davacı ile G.. İlaç arasında akdedilen 07.02.2012 tarihli belirli süreli iş sözleşmesine göre davacının tıbbi mümessil olarak çalıştığını,davanın açıldığı tarih itibariyle davacının ne sözlü nede yazılı olarak iş akdinin feshi söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının iş akdinin 01.08.2013 tarihinde sözlü olarak feshedildiği, hukukumuzda dahili davalı diye bir kurum olmamasına rağmen Yargıtay 22.Hukuk Dairesi içtihatları gereğince zorunlu olarak G.. İlaç ve Gıda San İth. İhr.Ltd Şti ‘nin davaya dahil edildiği,davalı şirketlerin aynı şahıslar tarafından yönetildiği, her iki şirketin aynı adreste faaliyet gösterdikleri, aralarında yoğun bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacının iş görme edimini her iki şirket adına da yerine getirdiği, ancak sigortasının G.. İlaç Gıda San İth İhr Ltd Şti üzerinden gösterildiği, her iki şirketin bağlantılı şirketler olup davacının aynı genel müdürün emir ve talimatı altında iş görme edimini her iki şirkete karşı aynı anda yerine getirdiği,her iki davalının da birlikte işveren konumunda oldukları,davacının işçilik alacaklarından ve işe iade edileceği işyerinin her iki işverenin birlikte sorumlu oldukları,davalıların her iki işverenin farklı işverenler olduğunu ispat edemedikleri, 4857 sayılı Yasanın 19.maddesi gereğince işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda
olduğu,davacının iş akdi sözlü olarak feshedildiği için geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının davalılara ait iş yerine işe iadesine, 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların davalılardan dayanışmalı olarak tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili ile dahili davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, davacı, işe iade talebi ile davalı Atabay Şirketine dava açmış, dava dilekçesinde hiçbir şekilde bilahere mahkemenin davaya dahil ettirdiği G.. Şirketi ile ilgili hiçbir açıklama yapmamış, birlikte istihdam iddiasında da bulunmamıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacının çalışanları olmayıp G.. Şirketinin çalışanı olduğunu savunarak buna ilişkin belgeleri sunup husumet itirazında bulunması üzerine mahkemece, ilk oturumda davalı şirket ile dava dışı Genfar şirketi arasında grup şirketi olup olmadığının ihtilaf konusu olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece ikinci oturumda tanıklar dinlendikten sonra “ Yargıtay 22. Hukuk Dairesi içtihatları gereğince davacı vekiline dava dışı G.. Şirketini davaya dahil etmesi için” süre verilmiş, davacı vekili de kısa bir dilekçe ile dava dilekçesinin dava dışı şirkete gönderilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda ticaret sicil kayıtlarına da dayanılarak “birlikte istihdam olduğu” ve feshin geçersiz olduğu gerekçesi ile davacının davalılara ait iş yerine iadesine karar verilmiştir.
Öncelikle, davacının dava dilekçesinde birlikte istihdam iddiası yoktur. Yargılama sürecinde de davacı vekilinin bu yönde bir açıklaması olmamıştır.
Temsilde hata nedeni ile davanın gerçek işverene yöneltilmesinde bir usulsüzlük yok ise de davacının her iki şirkete birlikte hizmet verdiği, başka bir deyişle davalıların davacıyı birlikte istihdam ettiklerine ilişkin varsayımın ötesinde nesnel bir delil yoktur. Birlikte istihdam olgusu somut delillerle ortaya konmamıştır. Tanık beyanları da birlikte istihdam açısından yeterli değildir.
Bu nedenle, mahkemece, davacıdan birlikte istihdama ilişkin varsa yazılı delilleri sorulup, tanıklar birlikte istihdama yönelik olarak yeniden dinlenilip, davacıyı istihdam eden işverenin şüpheye yer bırakmıyacak şekilde tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.