Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/23062 E. 2014/36935 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23062
KARAR NO : 2014/36935
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 28. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2013/615-2014/176

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatlarınca tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle 10 günlük istirahat raporu alıp şirkete verdiğini, ancak raporun ibrazından hemen sonra İnsan Kaynakları Yetkilisi tarafından müvekkilinin iş akdinin sözlü olarak feshedildiği bilgisinin verildiğini, bu bilginin yazılı olarak tebliğ edilmediğini, davalı şirketin kötü niyetli olarak müvekkilini sırf 1 yıllık kıdemi tamamlanıp tazminat ve yıllık izne hak kazanmasın diye iş akdini feshettiğini iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılardan A.. A.. vekili, davacının müvekkil şirkette İdari İşler Uzmanı olarak istihdam edildiğini, davacının ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiği tespit edildiğinden çalışmak istemediğini ve ilgili yolsuzluklarının tespit edilerek bir rapor ile diğer davalıya bildirildiğini, davacının gerçeğe aykırı mesai bildirimi yaptığını, müvekkil şirket aracının izinsiz ve özel işleri için kullandığını ve feshin müvekkil şirket tarafından haklı sebeple yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı İ..Entegre Tesis Yönetimi Hizm. Ltd.Şti. Vekili, davacının asıl işveren olan A.. A.. de İdari İşler Uzmanı olarak çalıştığını, davacının çeşitli yolsuzluklar yapması, fazla mesai yapmadığı halde gerçeğe aykırı olarak fazla mesai bildiriminde bulunması, çalışma arkadaşını yalancı şahitlik yapmaya zorlaması, temizlik hizmeti veren şirket ve çalışanları üzerinde baskı kurarak komisyon alması, çalışanların sgk primlerini ödememesi, şirkete ait aracı izinsiz mesai saatleri içinde özel işleri için kullanması ve görevini ve güveni kötüye kullanması sebebi ile ahlak ve iyi niyet kuralları ile çalışma teamüllerine aykırı davranışları bulunması sebebi ile haklı sebeble işten çıkartıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, fesih bildiriminde feshe sebep olan davranışların ne olduğuna ilişkin açık ve kesin bir sebep belirtilmediği gibi davacıya bu davranışlarına ilişkin olarak önceden yapılmış yazılı bir uyarı da bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, davalı A.. A.. ile diğer davalı İ.. Entegre Tesis Yönetim Hizm.Ltd.Şti. arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı işçinin alt işvereni olan davalı İ.. Entegre Tesis Yönetim Hizm.Ltd.Şti.’nin işi üstlendiği, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiği, bu nedenle feshin geçersiz olduğu anlaşılmakla mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak işe iadeden hangi işverenliğin sorumlu olduğunun belirtilmemesi, yine işe iadenin mali haklarından davalıların sorumluluklarının da açıkça belirtilmemesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE VE DAVACIN DAVALI İDEKS ENTEGRE TESİS YÖNETİM HİZM. LTD.ŞTİ.’ye ait işyerinde İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, davalı alt işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine
7-Davacı tarafından yapılan 83.40 TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Kesin olarak, oybirliğiyle 04.12.2014 tarihinde karar verildi.