Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/25314 E. 2015/35683 K. 16.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25314
KARAR NO : 2015/35683
KARAR TARİHİ : 16.12.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 7. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2013/424-2014/450

Davacı, manevi tazminat, kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacılar, iş akitlerinin hırsızlık nedeniyle feshedildiğini, işçilik alacakları davalarının lehlerine sonuçlanarak hırsızsızlık suçunu işlemediklerinin ispatlandığı iddiasıyla manevi tazminat ile kötüniyet tazminatı alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı tarafta iki davacının olamayacağını, kötüniyet ve manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacıların iş akitlerinin kablo hırsızlığı yaptıkları iddiasıyla feshedilse de, işçilik alacakları davalarında davacılar lehine kıdem ve ihbar tazminatlarına hükmedildiği ve dolayısıyla davacıların iddia edilen eylemleri işlemediklerinin sabit olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, davalının kötüniyetli olduğuna dair yeterli delil bulunmadığından buna ilişkin talebin reddine karar karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf avukatları temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Her bir davacının açmış olduğu işçilik alacak davaları ayrı ayrı görülmüştür. Fesih nedenleri aynı olsa bile davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Kaldı ki hüküm fıkrasının her bir davacı açısından ayrı ayrı kurulması, taraflara yüklenen hak ve yükümlülüklerin bu şekilde tek tek gösterilmesi gerekir. Aksi taktirde infazda tereddüte yol açılacaktır. Kurulan hükmün bu şekilde HMK 297. Maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Tefrik kararı verilmeden ve anılan usul kuralına uyulmadan karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.