Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/2720 E. 2014/16760 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2720
KARAR NO : 2014/16760
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ : KARACABEY 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2012/171-2013/417

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 21/06/2012 tarihinde T.. Gıda İş Sendikasına üye olduğunu, davalı şirketin sendika üyesi olan ve sendikal faaliyette bulunan birçok işçinin iş akdini feshettiğini, sözleşmenin feshi için yasal ve haklı bir nedenin olmadığını, feshin sendikal nedene dayandığını belirterek fesih işleminin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine, boşta geçen süre için 4 aylık ücret alacağı ve sendikal sebeple işten çıkartıldığından işe başlatılmaması halinde en az 12 aylık brüt ücreti tutarında sendikal tazminata hükmedilmesi istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle işçinin talebi üzerine feshedildiğini, ortada bir işveren feshinin bulunmadığını, davacının sendika üyesi olduğundan dava dilekçesi ile haberdar olunduğunu, sendika üyeliğine ilişkin işverene yapılmış bir bildirim bulunmadığı için sendikal sebebe dayalı bir feshin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tanık beyanları uyarınca davacının iradesinin sakatlandığına ilişkin iddiasını ispat edemediği, iş akdinin karşılıklı anlaşmak suretiyle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Sendikal tazminat, fesih tarihinde yürürlükte olan 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin üçüncü fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamayacağı kuralı getirilmiştir. Konuya dair bir başka güvence bahsi
geçen maddenin beşinci fıkrasında öngörülmüş, işçilerin sendikaya üye olmaları veya olmamaları sebebiyle iş sözleşmelerinin feshedilemeyeceği, yine yasaya uygun sendikal faaliyetler sebebiyle işten çıkarılamayacakları ya da farklı uygulamaya tabi tutulamayacakları hükme bağlanmıştır.
İşverenin 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarına aykırı davranması halinde, işçinin bir yıldan az olmamak üzere sendikal tazminata hak kazanacağı hususu da Yasada ifadesini bulmuştur.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesinde 4773 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrasında, işçinin iş sözleşmesinin sendika üyeliği ya da sendikal faaliyetleri sebebiyle feshedilmesi halinde, doğrudan sendikal tazminat talep hakkının olmadığı açıklanmış, 4857 sayılı İş Kanununun iş güvencesine dair hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir. Fesih dışında kalan sendikal nedene dayanan ayrımcılık hallerinde ise, işçinin doğrudan sendikal tazminat davası açma hakkı bulunmaktadır.
4773 sayılı Yasa ile sözü edilen maddeye eklenen yedinci fıkrada ise, iş güvencesi hükümlerinin uygulaması dışında kalan hallerde ve feshe bağlı tazminat istekleriyle sınırlı olmak üzere ispat yükünün işverene ait olduğu öngörülmüştür. Bu durumda sendikal nedenle fesih iddiasıyla açılan feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iade davasında ispat yükü, önceden olduğu gibi işçi üzerindedir. Ancak, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayan bir işçinin açmış olduğu sendikal tazminat isteklerini içeren bir davada, aksinin ispatı işverene aittir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, aynı dönemde çok sayıda işçinin çeşitli nedenlerle iş akitlerine son verildiği ve davacının, istifadan 2 ay önce sendika üyesi olduğu ve üyelikten kısa bir süre sonra istifa etmesinin olayların gelişimine uygun olmadığı hep birlikte değerlendirildiğinde, istifa olgusuna değer verilemeyeceği ve feshin işveren tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi kaçınılmaz olup bu fesihin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı yukarıdaki ilkeler uyarınca değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.05.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.