Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/27838 E. 2014/38232 K. 12.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27838
KARAR NO : 2014/38232
KARAR TARİHİ : 12.12.2014

MAHKEMESİ : GEBZE 3. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/06/2014
NUMARASI : 2014/267-2014/304

DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davalı kuruma ait gemide kadrolu olarak birim faaliyetlerini etkin yönetim ve geliştirme görevi ile çalıştığını, her ne kadar davacı ile imzalanan iş sözleşmelerinde gemi adamlığı ve Deniz İş Kanununa atıfta bulunulmuş olsa da, sözleşmelerin dikkatlice incelendiğinde, diğer sözleşmelere nazaran ilk 5 maddesinde deniz iş hukukunu ilgilendiren hiç bir maddenin bulunmadığını, nedense devam eden maddelerde diğer gemi personeli ile yapılan sözleşmelerden alıntı yapılarak bir sözleşme oluşturulduğunu, esasen davacının yaptığı işin mahiyeti itibariyle kara personeli olduğu açık olduğunu, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, husumet itirazı yanında davacının iş akdinin 854 Sayılı Deniz İş Kanunu’nun ‘önelsiz fesih ve infisah’ başlıklı 14. Maddesi hükmü gereğince müvekkili kurum tarafından feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinde görev yaptığı yer olarak görülen kurumlarına ait RA/ TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi’nin 09.10.2013 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle alt kısmının darbe aldığı ve bu darbe nedeniyle hasar gördüğünün tespit edildiğini, söz konusu hasarın tespiti açısından kurumları tarafından açılan tespit davasının 2014/28 (değişik iş) dosya numarasıyla İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde halen derdest olduğunu, davacının, iş sözleşmesi gereği enspektör olarak çalıştığını, davacının görev tanımında da anlaşılacağı gibi kendisinin karadaki gemi organizasyon sorumlusu olduğunu, bu görev tanımı karşısında kurumun çok zarara uğradığı hasarlı gemi kazasından haberi olmamasının hayatın olağan akışına ve kendisinin görev tanımına tamamen aykırı olduğunu, kaza nedeniyle kurumlarının zarara uğradığını, davacı vekilinin iddialarının aksine iş sözleşmesinde davacıdan gemi adamı diye bahsedildiğini ve davanın bu sözleşmeyi imzaladığını, davacının iş sözleşmesinin gerekleri olarak söz konusu kazayı kayıtlara geçirmediğini, hasarı gerekli makamlara bildirmediğini, bu kapsamda sorumluluklarına aykırı davrandığını, yükümlülüklerini yerine getirmemekle birlikte kurumlarını zarara uğrattığını, kendisinden beklenen bu yükümlülükleri yerine getirmemesi yanında, söz konusu kazanın / hasarın jurnal defterine gerektiği gibi kaydedilmesini de sağlamadığını, 854 Sayılı Deniz İş Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince iş akdinin feshedildiğini, yapılan feshin geçerli bir fesih olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında düzenlenen belirli süreli iş sözleşmesine göre davacının gemide kadrolu personel olarak işe başladığı, davacının gemi adamı olduğu, görevini gemide yerine getirdiği, davacının, gemi adamı olduğu ve Deniz İş Kanunu kapsamında bulunduğu yasanın 2. maddesinde açık olarak belirlendiği, 4857 sayılı yasanın 4/a maddesinde deniz ve hava taşıma işlerinde bu yasanın uygulanmayacağı belirtildiği, davacının 4857 sayılı yasa kapsamı dışında bulunduğundan, kanunun 18 ve devam eden maddelerinde hüküm altına alınan işe iade davası açma hakkı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamı belirlerken açıkça deniz taşıma işlerinde çalışanların bu kanun kapsamında bulunmayacaklarını belirtmiştir. İş güvencesi hükümleri 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiş, yine özel kanunun olan Basın İş Kanunu 6. maddesi yollaması ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesine ait 18-21. maddelerinin basın çalışanlarına da uygulanacağı belirtilmiştir. Deniz İş Kanunu’nda bu yönde bir düzenleme yoktur. Bu nedenle Deniz İş Kanunu kapsamında çalışan bir gemiadamının 4857 sayılı İş Kanunu’ndaki iş güvencesi hükümlerinin kendisi hakkında genel kanun olduğu veya kıyasen uygulanmasını isteme olanağı yoktur. Bu nedenle mahkemece bu yöndeki tespit doğrudur.
Ancak salt gemiadamı olmak Deniz İş Kanunu kapsamında olmayı gerektirmez. Gemiadamı olma koşulu yanında 854 sayılı Deniz İş Kanunu’nun 1. Maddesi kapsamında işleten veya gemi sahibi olan işverene ait bir gemi işyerinde ve deniz taşıma işinde çalışması gerekir. Somut uyuşmazlıkta gemiadamı olan davacının davalı kuruma ait Deniz İş Kanunu’nun 1. Maddesi kapsamında sayılan bir gemide çalışıp çalışmadığı ve gemide çalışmış ise yaptığı işin deniz taşıma işi olup olmadığı açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ :
Temyiz olunan kararın yukarda belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.