YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31274
KARAR NO : 2014/32408
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 2. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/07/2014
NUMARASI : 2014/408-2014/324
DAVA :Davacı, olumlu yetki tespitinin itirazına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, yetkisizlik kararı vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; K..-İş Sendikasının 05.05.2014 günlü müracaatı ile Dilovası O.S.B 1.kısım D.. Cad. D..-Kocaeli adresinde bulunan müvekkil şirkete ait ünitede, T.C. Ç.. B.. Çalışma Genel Müdürlüğünce 09.05.2014 gün ve 68656013/103.02/7733 sayılı yazı ile toplu sözleşme yapma yetkisi verildiği; T.C.Ç.. B..-Çalışma Genel Müdürlüğünün söz konusu yazısı 14.05.2014 tarihinde D.. ünitesine, İ… A.Ş.olarak tebliğ edildiği; gönderilen yazının bilgi notundan Tarsus ünitesinin de dahil edildiğini anlaşıldığını; gönderilen yetki yazısının muhatabının İ… Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi olduğunu; şirketin merkezinin, ekte sunulan Ticaret Sicili gazetesinde de görüleceği üzere, A.. Çeşme Mahallesi Ö.. Sokak No: .. Kal-… 5-.. Maltepe-İstanbul olduğunu; yetki yazısının bu adrese tebliğ edilmesi gerektiğini; Dilovası-Kocaeli adresine yapıldığı için itirazı Gebze İş Mahkemesine yaptıklarını; sadece Kocaeli Bölgesi konusuna giren yetki tespit talebi olmadığından yetki itirazında bulunduklarını, şirket merkezinin İstanbul Maltepe ‘de bulunması nedeniyle İstanbul Anadolu İş Mahkemelerinin yetkili olduğunu; gerçek personel sayısına göre tespitin yapılmadığını, ekte sunulan sigortalı hizmet listeleri ve ilgili Sosyal Sigortalar Kurumu Müdürlüğünden celp edilecek belgeler incelendiğinde sendikanın gerekli çoğunluğu elde edemediğinin görüleceğini ileri sürerek yetki tespitinin iptalini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Dosya üzerinden karar verildiğinden davalı Bakanlık cevap dilekçesi sunmamıştır.
Müdahillik talebinde bulunan K.. İŞ SENDİKASI davaya dahil edilmesi gerektiğini, Gebze ve Tarsus ‘da bulunan işyerlerini kapsayacak şekilde işletme düzeyinde yetki tespiti yapıldığını , şirket merkezinin İstanbul’da bulunması sebebiyle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, iptal istemine konu olan yetki tespitinin işletme düzeyinde olduğu ve Kocaeli Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü nün yetki alanına girdiği, dolayısıyla eldeki davaya bakma yetkisinin de bu il müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesi olan Kocaeli Nöbetçi İş Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve süresinde, usulünce talep edilmesi halinde görevli ve yetkili Kocaeli Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Bakanlıkça düzenlene yetki kararında işletme düzeyinde yetkili kılınan K.. İş Sendikasının davada taraf gösterilmemesi hatalıdır. 6356 sayılı Yasanın 43. maddesi uyarınca açılmış bulunan yetki tespitine itirazlarda tespite konu işletmede K.. İş Sendikasının yetki şartlarına sahip olup olmadığı uyuşmazlık konusu olduğundan sendikanın davaya dahil edilmesi gerekir. Bu tür davalarda sendikanın yasal hasım olduğu ve dava sonunda hukuki durumunun etkileneceği dikkate alınmalıdır.
Mahkemenin re´sen işvereni davaya dahil ettirip taraf teşkili sağladıktan sonra yargılamaya devam edip karar vermesi gerekirken bu eksiliğin giderilmemesi hatalıdır
2-Dava tarihinden önce yürürlüğe girmiş olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 79. maddesinde; “Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.” denilmiştir.
Yukarıdaki hükmün yollamada bulunduğu aynı Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde de Görevli Makamın; “İşyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünü, birden fazla Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerlerini kapsayacak grup toplu iş sözleşmesi için ise Bakanlığı” ifade edeceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan 6356 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 2. fıkrasında, “Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir.” denilirken 4. fıkrasında ise, “İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi hâlinde Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, bir işletme toplu iş sözleşmesi için yetki başvurusu mevcut olup davacı şirketin tespit kapsamında iki işyeri söz konusudur. Bunlardan ilki D. O.S.B 1. Kısım D.. Cad.no:.. Kocaeli /D.. adresinde faaliyet gösterirken ikincisi ise K.. Köyü Keli Mevki Mersin / T. adresinde faaliyette bulunmaktadır.
Mahkemece davaya konu işlemin Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı ve söz konusu birimin bağlı olduğu makamın Kocaeli ’nde olduğu gerekçesiyle Kocaeli İş Mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiştir.
Davacı tarafından dosyaya sunulan 15.05.2014 tarihli sigortalı hizmet listeleri incelendiğinde tespite konu işyerleri dışında davacıya ait olduğu anlaşılan İstanbul, Ankara, Adana, İzmir, Bursa; Diyarbakır, Erzurum, Antalya, Eskişehir illerinde başka işyerlerinin de bulunduğu; ayrıca farklı bir sicil numarasıyla Kocaeli D..’nda bir işyerinin daha bildirildiği görülmektedir. Davacı bu işyerlerinin de aynı işkolunda bulunduğunu ileri sürmüştür.
İşletme toplu iş sözleşmesine ilişkin yetki itirazlarında, yetkili mahkemenin tespitinde belirleyici olan işletme merkezidir. Bu nedenle öncelikle davacı şirketin ana sözleşmesi, ticaret sicil kayıtları, yetki prosedür dosyası, davacı şirket işyerlerinin yaptıkları işler, bağlı oldukları işkolları konusunda açıklayıcı belge ve bilgiler dosya kapsamına dahil edilmelidir. Bundan sonra 6356 sayılı Yasanın 34. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için önce davacının işletme iddiasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Toplu iş hukukunda bir toplu iş sözleşmesi ünitesi olan işletmeden söz edebilmek için kural olarak aynı işverene ait, aynı işkolunda yer alan işyerlerinin bulunması gereklidir. İşverenin işletme kapsamındaki işyerleri için ancak tek bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. Bu toplu iş sözleşmesi ise işletme toplu iş sözleşmesidir. Bu kural yukarıda da kısaca bahsedildiği üzere kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmelidir. Mahkemece, davalı Bakanlık tarafından verilen cevap yeterli kabul edilerek işletmenin var olup olmadığı belirlenmiş olup bu konuda yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
6356 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca işkolu tespit süreci işletilmediği sürece işyerinin girdiği işkolu sosyal güvenlik kayıtlarındaki koddan hareketle belirlenecektir. Mahkemece öncelikle İstanbul, Ankara , Adana, İzmir, Bursa; Diyarbakır, Erzurum, Antalya, Eskişehir, Kocaeli yer alan işyerlerine ilişkin SGK kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ana sözleşme ile işyerlerindeki organizasyonu ve varsa işyerlerinin birbirleriyle ilgilerini gösterir yönetsel belgeler dosya kapsamına dahil edilmeli, burada yapılan işlerin bağımsız nitelikte olup olmadığı ,sonucuna göre ortada tek bir işyeri ve ona bağlı yer mi, birden fazla işyeri mi olduğu, birden fazla işyeri mevcut ise bunun toplu iş hukuku anlamında aynı işkolunda yer alan işyerlerinden oluşan bir işletme mi olduğu eğer işletme söz konusu ise bunun merkezinin neresi olduğu ortaya konulduktan sonra öncelikle yetkili mahkeme olunup olunmadığı belirlenmelidir.
Mahkeme tarafından bu işyerlerinin işletme oluşturup oluşturmadığı değerlendirildikten sonra işletme merkezinin, yani tespit kapsamındaki işletmenin idare edildiği yer belirlenmeli ve bu tespite göre de işletme merkezinin bağlı olduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün görevli makam olarak tanımlandığı göz önünde bulundurularak davaya bakma yetkisinin hangi yer mahkemesine ait olduğu değerlendirilerek, gerektiğinde dava yetki yönünden reddedilmelidir. Mahkemece bu esaslara aykırı olarak eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.