Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/32964 E. 2014/35442 K. 25.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32964
KARAR NO : 2014/35442
KARAR TARİHİ : 25.11.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/06/2000-31/10/2007 tarihleri arasında davalı bankada çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshini müteakiben davacının işe iade istemiyle dava açtığını, … 8. İş Mahkemesi’nin 2007/746 E., 2008/762 K. sayılı dosyası ile müvekkilinin işe iadesine karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay tarafından onandığını, bunun üzerine yasal süre içinde müvekkilinin işe iade başvurusunda bulunduğunu, işe iade talebi kabul edilmeyip 15/05/2009 tarihinde toplam 8 aylık ücret tutarı olarak 15.957,80 TL tazminat ödemesinin yapıldığını, ancak ödeme detayına ilişkin kendisine herhangi bir bilgi ve belge verilmediğini, ödenen tazminatın fesih tarihindeki ücretten mi yoksa işe kabul edilmediği tarihten mi yapıldığının belirgin olmadığını ileri sürerek eksik ödenen alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı tarafından işe iade talebi ile … 8. İş Mahkemesi’nin 2007/746 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın kabulüne ilişkin kararın Yargıtay tarafından onanmasından sonra davacının işe başlatılmadığını ve 4 aylık tazminatı ile 4 aylık ücretinin hesabına yatırıldığını, davacının almış olduğu brüt ücretinin 3.200,00 TL olduğunu ve ödemenin de bu tutar üzerinden yapıldığını, 4 aylık tazminat üzerinden 2.817,60 TL gelir vergisi ile 76,80 TL damga vergisi kesintisi yapıldığını, boşta geçen süreye ilişkin ücretten 1.792,00 TL … işçi payı, 149,18 TL işsizlik ödeneği işçi payı, 1.741,00 TL gelir vergisi ve 76,80 TL damga vergisi kesintisi yapıldığını, davacının aynı vasıf ve pozisyonda çalışan personelin ücreti esas alınarak yeniden hesaplama yapılması yönündeki talebinin yerinde olmadığını, müvekkili bankada çalışanlara performanslarına göre maaş verildiğini, belirli görevlerde çalışanlara aynı tutarda maaş verilmesinin ve zam yapılmasının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve
harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3. Madde 1. Fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde, kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, “ 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 427 maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği” açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre ; 25.11.2011 tarihli celsede davacı vekiline davaya ilişkin taleplerini ayrıştırarak her bir kalem için ne miktarda taleplerinin bulunduğunu belirtmesi ve ıslah dilekçesini de açıklaması için bir haftalık süre verilmesi üzerine davacı vekili 30.11.2011 tarihli dilekçesinde, fesih tarihindeki ücret ile işe başlatmama tarihindeki ücret arasındaki farkın 4 aylık tutarının 1.706,38 TL olduğunu belirtip bu işçilik alacağını istediğini açıklamıştır. İlk derece mahkemesi dava konusu edilen talepler ayrıştırılarak, dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL’lik alacağının 10,00 TL sinin 4 aylık ücret ve sosyal hak alacağı, 990 TL sinin 4 aylık işe başlatmama tazminatı olarak kabulü ile, 1.750,38 TL 4 aylık işe başlatmama tazminatının 990 TL sinin 29/07/2009 dava, 760,38 TL’si için 05/01/2011 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 4 aylık ücret ve sosyal hak alacak talebinin reddine karar vermiştir.
SONUÇ:
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar davalı yönünden mahkemenin kabul ettiği miktar 1.750,38 TL; davacı yönünden ise 1.706,38 TL olup, bu miktarlara ayrı ayrı karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL’lik kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının ve davacının temyiz istemlerinin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.