Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/32965 E. 2014/36635 K. 02.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32965
KARAR NO : 2014/36635
KARAR TARİHİ : 02.12.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. İŞ MAHKEMESİ (KARTAL 2.İŞ)
TARİHİ : 07/08/2014
NUMARASI : 2013/605-2014/480

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 18.03.2002 tarihinde tornacı olarak işe başladığını ve üst düzey yönetici-müdür olarak görev yapmakta iken iş akdinin haksız olarak 31.01.2008 tarihinde feshedildiğini, davalı işverenlikteki çalışmasının kesintisiz olduğunu ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ve fazla mesai ücretleri ile prim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, müvekkili şirkette 2002-2006 yılları arasında çalıştığını, daha sonra ise müvekkili şirkete kalıp işi yapan Çebi Kalıp Tic Ltd Şti’nde çalıştığını, her iki şirket ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğunu bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddedilmesi gerektiği zira davacının iş yerinden kendi isteği ile ayrıldığını ve geri dönmemesi üzerine işine son verildiğini savunmuştur.
C) Mahkemenin ilk kararı dairemizin 2011/26119 esas 2013/21882 karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak “ 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı, üst düzey yönetici-müdür olarak görev yaptığını ve net 3100 TL ücret aldığını iddia ederek alacak taleplerinde bulunmuştur.
Mahkemece; davacının görev yaptığı yerde yukarıdaki ilkeler doğrultusunda davacının yaptığı çalışmayı denetleyen başka bir yönetici olup olmadığı, davacının çalışma saatlerini kendisinin belirleyip belirlemediği araştırılmadan fazla çalışma alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”gerekçesiyle bozulmuştur.
D) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
E) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
F) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Yerel mahkeme bozma konusu yapılan yargılama neticesinde davacının dava dilekçesindeki üst düzey yönetici olduğuna ilişkin beyanına atıfta bulunarak kendi mesaisini belirlediği sonucuna ulaşmış ; fazla mesai alacaklarının reddine karar verilmişse de mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır.
Davacının yukarıda bahsi geçen nitelendirmesinin dairemizin açıklanan ilkelerine göre üst düzey yönetici vasfının tayininde tek başına bir önem taşımamaktadır. Zira fazla mesai ücret alacağı yönünden yapılan üst düzey yönetici nitelendirmesi ilkede belirtildiği üzere davacının ücret seviyesinin yanı sıra yaptığı iş bakımından çalışma saatleri konusunda başkasından emir ve talimat alması unsuruna bağlı bir vasıflandırma olup dairemiz bozması üzerine mahkemece yapılan araştırma ve özellikle dinlenen davacı tanığı ile bozma öncesi dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı iş yerindeki kalıp bölümünde kalıphane sorumlusu olduğu ; ancak mesainin bizzat kendisinin belirlemediğinin anlaşılması karşısında fazla çalışma yaptığının kabule uygun oranda yapılacak bir takdiri indirimle kabulü yerine hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde reddi isabetsizdir.
G) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.