YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33627
KARAR NO : 2014/36835
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 8. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/06/2014
NUMARASI : 2013/342-2014/1311
DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, genel tatil ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce bozulmuştur. Bozma ilamında özetle, dosyada mevcut ibranamenin davacıya gösterilerek ibraname konusunda beyanlarının tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, bozmadan sonra yapılan yargılama sırasında, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda, ibraname davacıya gösterilmiş ve davacının beyanları tespit edilmiştir. Davacı, ibranamedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Bunun üzerine mahkemece, ibranamedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda iki ayrı rapor aldırılmıştır. Bu raporların ilkinde, ibranamedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı belirtilmiştir. İkinci raporda ise ibranamedeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili, ikinci rapora itiraz etmiş raporlar arasında çelişki olduğunu ileri sürerek, Adli Tıp Kurumundan üçüncü bir rapor aldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin talebi yerinde görülmemiş ve ikinci rapora itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin de yargılama aşamasındaki beyanlarında belirttiği üzere, her iki rapor arasında çelişki bulunmaktadır. Bu çelişki giderilmeden bu raporlardan birine itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır. Bu nedenle, ibranamedeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.