YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35185
KARAR NO : 2014/39335
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ : GEBZE 1. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/08/2014
NUMARASI : 2013/588-2014/613
DAVA :Davacı, işkolu tespitine itirazının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sendika tarafından davalı T.C:Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na DOSB 4. Kısım D-4016 Sok. No: Gebze/Kocaeli adresinde bulunan G.. Gemi Mak. San. Ve Tic. A.Ş fabrika işyeri ile ilgili olarak işkolu tespit talebinde bulunulduğunu, Bakanlık tarafından bu müracaata istinaden yapılan inceleme sonucunda 25/07/2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 25/07/2013 tarihli 2013/35 nolu işkolu tespit kararında; ” G.. Gemi Mak. San. Ve Tic. A.Ş işyerinde gemi güverte makineleri , güverte kreynleri, can kurtarma sistemleri, gemi sevk ve manevra sistemleri, güverte ekipmanları, güverte merdivenleri, ambar kapakları, can kurtarma sistemleri, gemi sevk ve manevra sistemlerinin üretiminin yapıldığı, muhasebe, finansman, insan kaynakları, ithalat ihracat ile dahili satış, bilgi işlem, yemekhane ve personel taşıma işlerinin ise ası işe yardımcı işler olduğu bu nedenle yapılan işlerin İşkolları Yönetleliği’nin 12 sıra numaralı “Metal” işkolunda yer aldığı tespit edildiği” belirtildiğini, ancak Bakanlık kararının yerinde olmadığını ve iptali gerektiğini, müvekkil sendikanın 16 sıra numaralı ” gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk” işkolunda faaliyet gösteren işyerlerini kapsadığını, Bakanlığın tespit kararında ifade ettiği Metal İş Kolunun ise 12 sıra numaralı işkolunda yer aldığını, gemi işkolunun kendine münhasır bir işkolu olduğunu, işkolunun tespiti açısından esas alının unsurun üretimde kullanılan malzemelerinin cinsi olmayıp, malzemelerin oluşturduğu ürün olduğunu, dava konusu işyerinde gemi güverte makineleri, güverte kreynleri can kurtarma sistemleri, gemi sevk ve manevra sistemleri, güverte ekipmanları, güverte merdivenleri, ambar kapakları, can kurtarma sistemleri, gemi sevk ve manevra sistemleri üretiminin yapıldığı tespit kararında açıkça belirtildiğini, bu nedenle yapılan üretim nazara alındığında davalı işverenliğin gemi iş kolunda yer aldığının açık olduğunu, ayrıca işyerinde gemi bakım ve onarımı da yapıldığını, bu faaliyetinin de gemi işkolunda yer aldığını gösterdiğini, tüm bu nedenlerle G.. Gemi Mak. San. Ve Tic. A.Ş işyerinin İş Kolları Yönetmeliğinin 16 sıra numaralı gemi yapımı ve deniz taşımacılığı, ardiye ve antrepoculuk iş kolunda faaliyet göstermesine karsın Bakanlık tespit kararında işyerinin ” Metal” işkoluna girdiğinin belirtilmesinin hatalı olduğunu belirterek 25/07/2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 2013/35 Karar nolu işkolu tespit kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça iptali istenen Tutanağın müvekkil kurum yetkilileri tarafından yerinde yapılan inceleme ve birebir görüşmeler sonucunda düzenlendiğini ve usulüne uygun olduğunu, müvekkil kurum tarafından yapılan tespitte ” Üretim sürecini gerçekleştirmek için gerekli olan ham madde ve yardımcı malzemeleri, iş ve makine ekipmanları, kapasite raporu ve imalatçı belgesinin incelenmesinden, işyerinde gerçekleştirilen üretimin %95’inin metal malzemeyi işleyerek gemilere amsar kapağı, çapa üretimine yönelik olduğu, üretimin gemi yapımına yönelik olmadığı, işyerinin bilanço alışlarının metal hammadde satan işletmeler üzerine olduğu, bilanço satışlarının ise tersane işleticileri olduğu” hazırlanan rapora yansıtıldığını, müvekkil kurum tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümünde, G.. Gemi Mak. San. ve Tic. A.Ş ünvanlı şirkete ait merkez fabrika-işyerinde “torna tesviye işleri, metal parçaları delme, tornalama, frezeleme, rendeleme, parlatma, oluk açma, perdahlama, birleştirme, kaynak yapma vb. İşlerin yapıldığı, bu işleriny apılması için gerekli metal parçaların dışardan alındığı, fiilen gemi inşa edilmediği tespitlerine bağlı olarak işyerinin İşkolları Tüzüğünün 12 sıra numaralı ” Metal ” işkolunda yer aldığına ilişkin rapor hazırlandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, G.. Gemi Mak. San. ve Tic. A.Ş’nin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 4,5 ve 34. maddeleri bakımından “12. Sıra numaralı Metal” iş koluna girdiği, merkez-fabrika dahilinde yapılan ” muhasebe, finansman, insan kaynakları, ithalat, ihracat ile dahili satış, bilgi işlem, yemekhane ve personel taşıma” işlerinin ise “yardımcı işler” kapsamında nitelendirilmesi gerektiğinin tespit edildiği, bu itibarla davalı G.. Gemi Mak. San. ve Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin iştigal konuları açısından aynı şekilde 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunun 4,5 ve 34. maddeleri bakımından “12. Sıra numaralı Metal” işkolu kapsamına dahil edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-6356 sayılı yasanın 5. maddesi nin birinci bendi uyarınca Bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti Bakanlıkça yapılır. Bakanlık, tespit ile ilgili kararını Resmî Gazete’de yayımlar. Bu tespite karşı ilgililer, kararın yayımından itibaren on beş gün içinde dava açabilir.” ifadesinde “ilgililer” sözcüğünden işveren ve o işkolunda kurulu bulunan sendikaların anlaşılması gerekir. Açılan dava ile işyerinin işkolu tespitinin değişmesi söz konusu olduğundan işveren ve işkolunda kurulu sendikalar itiraz hakkını kaybedecektir.
Somut olayda olduğu gibi yapılan yargılama sonunda verilen karar aynı işkolunda faaliyet gösteren diğer sendikaları da ilgilendirdiğinden davaya bu sendikalarında dahil edilmesi gerekir. Davanın sadece Bakanlık aleyhine yürütülüp sonuçlandırılması hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, tespit kararından etkilenecek işyerlerinde örgütlenmiş veya işkolu tespit kararında belirtilen işkolunda faaliyet gösteren sendikaların ve işverenin davaya dahil edilerek göstereceği deliller ve karşı deliller toplanıp birlikte bir değerlendirme yapılmalıdır.
2-İşkolu kavramı sendikaların faaliyet alanlarını belirleyen temel bir öğedir. Birbirine benzer işler bir hukuki kalıp altında toplu iş hukukuna sunulmaktadır.
İş kolu tespitinde birim olarak işyerinin alınacağı normatif düzenlemelerin tartışmasız bir sonucudur. 4857 Sayılı Yasanın 2.maddesinin gerekçesinde iş yeri tanımı teknik bir amaca, diğer bir deyişle mal ve hizmet üretimine yönelik ve değişik unsurlardan meydana gelen bir birim olduğu belirtilmiştir. İşyerinin sınırlarının saptanmasında “işyerine bağlı yerler” ile “eklentiler” ve “araçların” bir birim kapsamında oldukları belirtildikten sonra özellikle bir işyerinin mal ve hizmet üretimi için ayrı bir alanı da kullanması halinde bunların tek işyerimi yoksa bir birinden bağımsız işyerleri mi sayılacağı konusunda “amacta birlik”, aynı teknik amaca bağlı olarak üretimde bulunma, nitelik yönünden bağlılık ile “yönetimde birlik”, aynı yönetim altında örgütlenmiş olma koşullarının aranacağı düzenlenmiştir. Öte yandan teknolojik ve ekonomik gelişmeler bir işyeri çerçevesinde mal ve hizmet üretimi, pazarlama ve müşterilere sunulması yönünden çok yönlü bir yapısal değişikliği gerektirmesi nedeniyle bir işyerinin amacının gerçekleşmesinde işlerin görülmesi işyerinin kurulu bulunduğu “yerin” dışına taşmış, özellikle “işveren kurulan iş organizasyonu” içerisinde işyeri niteliğinde olmayan irtibat bürolarına veya yurt genelinde veya ilin içinde işlerin yürütüldüğü örgütlenmeye kadar genişletmek gereksinimi duyulmuştur. Bu bağlamda 2.maddede “iş yeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür” hükmü getirilmiştir.
İşyerinin özelliğini veren temel öğe teknik amaçtır. Mal ve hizmetin kazanç amacıyla yahut başka bir amaçla üretilmesi arasında bir fark bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla hizmet üretimi veya mal üretimi tek başına teknik bir amaç olabilir. Sonuç olarak işyeri teknik bir amacı gerçekleştiren temelde örgütsel bir birlikteliktir. İşyeri sürelikli bir organizasyon içerisinde örgütlenmeyi gerektirir. Organizasyon özünde maddi ve maddi olmayan öğelerin yanında emeğin varlığını da içinde barındırır.
Aynı işverene ait iki üretim birimi aynı teknik amacı elde etmek için örgütlenmişse yahut bu yerlerde aynı teknik amacın farklı üretim amaçları gerçekleşiyorsa amaçta birlik sağlanmıştır.
Farklı üretim birimlerinin tek bir işyeri sayılması için aynı arazi sınırları içinde bulunmaları gerekmemektedir. Fakat birimler arasındaki uzaklık işlerin tek elden yürütümünü engelleyecek boyutta olmamalı çünkü farklı birimler arasında amaçta birlik bulunsa dahi yönetimde birliğin sağlanmasının zorluğu tartışmasızdır.
Toplu İş Hukuku anlamında işyerinin işçilerin dayanışmadan kaynaklanan ortak menfaatleri oluşmasına olanak sağlayan ve faaliyetlerini sürdürebileceği bir sürekliliğe sahip ve işverene de asıl işin girdiği iş kolunda sendikal muhatap yaratacak bir birim olması gerekmektedir. Alman ve Fransız Hukukunda işyerinin neresi olduğu ve sınırlarının belirlenmesi sosyal tarafların özerkliğine terk edilmiştir. Oysa hukukumuzda işyeri mutlak ve tartışmasız olarak kabul edilmektedir. İşyeri kavramı fonksiyonel bir kavramdır.
İşletme ise genel olarak iktisadi bir amacın gerçekleşmesi için aynı işverene ait birden fazla işyerinin örgütlenmesi ile oluşmuş bir ünite olarak tanımlanmaktadır. İşyerini işletmeden ayıran temel ölçütlerden biri izlenen amaçtır. İşletme mutlaka ekonomik bir amaç gütmesi gerekmez. İşyeri işletmenin genel olarak bağımsız bir bölümü olarak düşünülmesi gerekir. Ticaret Hukukundaki işletmeden farklı bir amaç gütmektedir. Çünkü ticari işletmelerde işçi çalıştırma zorunluluğu bulunmamaktadır.
İşyeri ve işletme ayırtımında organizasyon kavramıyla bir ayrıştırmaya gitmek de mümkün değildir. Çünkü işletmenin de işyerinin de bir organizasyon içerisinde örgütlenmesi mümkündür. Ancak işletmenin işyerine göre büyüklüğü aynı şekilde organizasyondaki büyüklüğünü gerektireceği kaçınılmazdır. Öte yandan işverenin ötesinde işletmenin profosyonel bir yönetim kadrosu oluşturacağı da gerçektir.
Temel sorun 4857 Sayılı Yasadaki işyeri kavramının genişliğinin Toplu İş Hukukuna yansımamasıdır. İşletme ve işyeri ayrımının bu bağlamda sorun çıkarması kaçınılmazdır.
Özetlenecek olursa işyerindeki faaliyet hangi teknik amacı taşıyorsa asıl iş odur. İşyeri organizasyonu içerisinde asıl işin gerçekleşmesini sağlayan diğer işler ise yardımcı işlerdir. Mal ve hizmetler için yatırım araçları ve işçi sayısı bu konuda ölçüt olabilir. Ancak bir işyerinde başka bir işverene ait ayrı bir işkolunda faaliyet var ise ayrı iş kolundan söz edilebilir. İşletme iş kolu tespiti için asıl iş ve yardımcı iş kavramına yer verilemez.
Somut olayda İş kolları yönetmeliği uyarınca gemi ve teknelerin bakım ve onarımı, gemi ve yüzen yapının inşası 16 sıra numaralı gemi yapımı ve taşımacılığı işkolunda yer almaktadır. Dosyaya dava dilekçesi ekinde sunulan internet çıktıları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde tespite konu işyerinde gemi bakım onarımının da yapıldığı görülmekteyse de ağırlıklı olarak yapılan iş dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda tespite konu işyerinde konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif ve inceleme yapılmaksızın eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.