Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/36792 E. 2014/39533 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/36792
KARAR NO : 2014/39533
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 26. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2014
NUMARASI : 2014/436-2014/299

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı, izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın feragat nedeni ile reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile asgari geçim indirimi, izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretleri alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dava 30.05.2014 tarihinde açılmıştır. Davacı kendisini vekille temsil ettirmektedir.
Davacı asil olduğunu bildiren M.. K.. 26.06.2014 tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir.
Feragat dilekçesinden sonraki 21.10.2014 tarihli tensip tutanağında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bir davada taraflar; tasarruf ilkesinin doğal sonucu olarak, dava konusu üzerinde serbestçe tasarrufta bulunma haklarına sahiptirler. Bu hak nedeniyle açtıkları bir davaya son vermeleri de mümkündür. Bu da üç şekilde olabilir ki; bunlar: Feragat, kabul ve sulhtür.
Kural olarak feragattan dönülemez; ancak davacının, feragatinin bir maddi hukuk işlemi olması bakımından 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 30. ve devamı maddeleri uyarınca yanılma, aldatma ve korkutmaya dayalı olduğunu ileri sürmesi imkan dahilindedir.
Bu hususu bir iptal davası, yani feragatin feshi davası olarak açabileceği gibi, davacı aynı dava içinde de feragatinin; yanılma, aldatma ve korkutma nedeniyle geçersiz olduğunu savunabilir. Bir başka anlatımla ayrıca dava açma zorunluluğu yoktur. (Prof. Dr. B.. K.., Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6.baskı, Cilt:IV, Sayfa: 3645 vd. )
Davacının yerine dilekçe ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisine göre davacıdan tamamen farklı aynı adı taşıyan M.. K.. tarafından 26.06.2014 tarihli DAVADAN FERAGAT dilekçesi sunulmuştur. Kimlik tespiti tutanağında davacının kimlik bilgileri yazmasına rağmen dilekçe sahibinin farklı bir TC kimlik numarasına sahip vekaletnamedeki davacı kimlik bilgileri ile de uyuşmayan nüfus cüzdanı fotokopisi ile işlem yaptığı, dilekçe ve kimlik tespiti tutanağındaki imzaların vekaletname örneğindeki davacı imzasıyla benzerlik taşımadığı da açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı vekilinin dilekçesi üzerine durumun fark edilmesi sonucu suç duyurusunda bulunulmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgulara göre feragatin aldatmaya dayalı olduğu (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E:2008/17529 K:2009/1695 T:10.02.2009; Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E:2003/4785 K:2003/5662 T:04.07.2003) açıkça anlaşıldığından yargılamaya devamla yapılacak araştırmaya göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.