Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/4979 E. 2014/16035 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4979
KARAR NO : 2014/16035
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ : BANDIRMA 1. ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2012/294-2013/418

DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş akdinin sebepsiz yere feshedildiğini, davalı iş yerinde 30’dan fazla işçi çalıştığını, davalı işverenin özel hayatın gizliliğine uymayarak müvekkilinin banka hesap dökümlerini ele geçirdiğini ve fesih gerekçesi olarak da müvekkilinin hesabına şirket müşterisi olan bir kişiden havale çıkartılmasının gösterildiğini, müvekkilinin hiç kimseden herhangi bir hediye veya prim almadığını, bu nedenle feshin geçersiz olduğunun belirtilerek müvekkilin işe iadesini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının ihracat departmanında çalıştığını, aynı zamanda maaş hesabı olan banka hesabı incelendiğinde şirket müşterilerinden kendisine bir takım havaleler yapıldığının anlaşıldığını, davacının savunmasının alındığını ancak yeterli bulunmadığını, davacının görevi gereği bazen yurt dışana çıktığını, vize işlemleri için bazı ülkelerce banka hesap hareketlerinin istendiğini, bu nedenle finans departmanına davacınn ekstrelerinin banka tarafından gönderildiğini, finans departmanındakilerinin hesap hareketlerinde tanıdık müşteri ismi görünce bunu şirket yöneticilerine bildirdiğini, hukuka aykırı bir durum olmadığını, iş sözleşmesinde müşterilerden her ne ad adı altında olursa olsun para kabul etmesinin fesih nedeni olduğunun belirtildiğini, davacı menfaat temin etmemiş olsa bile sözleşmedeki yükümlüğe aykırı davrandığını, iş yerine karşı doğruluk ve bağlılık kuralını uymadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
Davacı; iş akdinin haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini, fesih bildirmine konu olayla ilgili olarak hukuka aykırı yollardan bilgi edinildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının ihracat departmanında çalıştığını ve görevi gereği yurt dışına gidip geldiğini, bazı ülkelerin vize işlemleri için hesap hareketlerini istemesi nedeni ile davacının ekstrelerinin banka tarafından finans departmanına gönderildiğini, finans departmanında çalışanların hesap hareketlerinde tanıdık müşteri ismi görünce durumu şirket yöneticilerine bildirdiklerini, hukuka aykırı bir durumun olmadığını, davacının iş sözleşmesinde müşterilerden her ne ad altında olursa olsun para kabul etmesinin fesih nedeni olarak belirtildiğini, dolayısı ile davacı menfaat temin etmemiş olsa bile sözleşmedeki yükümlüğüne aykırı davrandığından iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının hesap ekstrelerinin elde edilmesinde davacının herhangi bir izninin alınmadığı, davalı işveren her ne kadar ekstrenin rastlantı sonucu ellerine geçtiğini savunmuş ise de hesap ekstresinin başlığında davacının ismi görüldüğünde içerik incelemesi yapılmaması gerektiğini, hukuka aykırı yollardan elde edilen ekstreler dışında başkaca bir delil de olmadığından iş akdinin haksız olarak fesh edildiği gerekçesi ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Davacı imzalı 01.10.2009 tarihli iş sözleşmesinin 7.16. maddesinde, 3. sahıslardan her türlü hediye, prim ya da başka ödemelerin alınmasının iş akdinin derhal feshini gerektirdiği, 3. şahıslarca bu tür girişimlerde bulunulduğu takdirde personelin durumu en kısa zamanda şirkete/yöneticisine bildirmek zorunda olduğu belirtilmiştir.
Davacı 05.10.2012 tarihli savunmasında, konunun kendisi ile ilgili olamadığını, müşteriye yardımcı olduğunu, müşterinin kendisine gönderdiği parayı söylediği kişilere vermesini istediğini, kendisininde bu kişilere parayı teslim ettiğini beyan etmiştir.
Davacı savunmasında, davalının müşterisinden adına para havale edildiğini kabul etmiştir. Davacı maddi bir çıkar sağlamasa dahi sözleşmedeki düzenlemeye aykırı davranmış ve durumu şirkete/yöneticisine de bildirmemiştir. Davacının güven temelini ortadan kaldıran bu davranışı doğruluk ve bağlılığa aykırı olup, iş akdinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 20.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.