YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5015
KARAR NO : 2014/17104
KARAR TARİHİ : 27.05.2014
MAHKEMESİ : İPSALA ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2013
NUMARASI : 2013/145-2013/208
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesi ile yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalı iş yerinde 08/04/2013-21.06.2013 tarihleri arasında triptik memuru olarak çalıştığını, davalı iş verenin fesih ihbarnamesinde gösterdiği “günlük çalışma çizelgelerine aykırı şekilde giriş çıkış yaptığı ve 24/05/2013 tarihli tutanak ile yapılan kasa denetiminde sorumlu olduğu kasanın 13.534,21 TL” açık verdiği iddialarının gerçek olmadığını, davalı iş yerinde düzenlenen günlük çalışma çizelgelerini büro şefinin düzenlediğini, 24/05/2013 tarihli tutanağın düzenlendiği gün davacı müvekkilinin yıllık izinde olduğunu, işten çıkarmaya sebep gösterilen kasa açığı bulunmasının sorumlusunun müvekkili olmadığını, zira kasanın anahtarının yalnızca S..T.. isimli şahısta bulunduğunu, başka kimsenin kasayı açma, kapama yetkisine sahip olmadığını, müvekkilinde kasa anahtarının bulunmadığını, kasa sayımının yapıldığı gün müvekkilinin nöbet izinlisi, tutanağın tutulduğu gün ise yıllık izinde olduğunu, müvekkilinin davalı iş yerinde verimli ve başarılı bir şekilde çalıştığını, davalı iş verenin müvekkilin çalıştığı dönemde müvekkile karşı hiç bir ihtarı veya memnuniyetsizliğinin olmadığını ileri sürerek; feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; duruşmalardaki beyanlarında, davacı hakkında açılmış olan alacak davası ve savcılık soruşturması bulunduğunu, iş akdinin haklı olarak feshedildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, feshin geçerli nedene dayandığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda feshin geçerli veya haklı nedene dayandığı sonucuna varılması halinde davanın reddine karar verilecektir. Mahkemenin esastan inceleme yaparak işe iade istemine yönelik ret kararı oluşturması haklı ya da geçerli nedene dayanabilir. İşverenin haklı neden savunmasına rağmen yapılan yargılama sonunda feshin geçerli nedene dayandığı kesin olarak saptanmışsa, feshin geçersizliği ve işe iade davası reddedilmekle birlikte, işçi açısından ihbar ve kıdem tazminatı yönünden önemli bir ispat sorunu aşılmış olmaktadır. İşçi tarafından açılacak ihbar ve kıdem tazminatı davasında, taraflar aynı olsa da, yargılama usullerinin ve dava türünün farklılığı sebebiyle feshin geçerli nedene dayandığı yönünde verilen karar, unsur etkisi nedeni ile kuvvetli delil olarak kabul edilmelidir.
İş yerindeki kasada meydana gelen nakit açığı ile ilgili olarak davalı işveren tarafından davacı aleyhine alacak davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yine davalı işveren tarafından, davacı ve diğer çalışanlar aleyhine İpsala Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunulduğu ve 2013/791 soruşturma numaralı dosyası üzerinden soruşturmanın devam ettiği savunulmuştur.
Dosyadaki mevcut deliller dikkate alındığında davalı işveren açısından iş akdinin devamının beklenemeyeceği, işçi ile işveren arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı, bu nedenle feshin en azından geçerli nedene dayalı olarak yapıldığının gözetilmemesi hatalıdır. Belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamında uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
YukarIda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 32.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak, 27.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.