Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/5663 E. 2014/9882 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5663
KARAR NO : 2014/9882
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, davalı işverene sözleşmede kararlaştıran cezai şart hükmünün geçersiz olması nedeni ile borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi sözleşmesel ilişkiye dayalı olarak cezai şart sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti isteğinde bulunmuş, mahkemece davacının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Dairemizin “Somut uyumazlıkta hükme esas alınan taraflar arasındaki ceza koşulunu içeren sözleşmenin 10. Maddesi ve taahhütname incelendiğinde, işçi açısından iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II maddesindeki nedenler dışında feshedilmesi halinde, işveren açısından ise aynı kanunun 25/II maddesindeki nedenler yanında 18. Maddesindeki nedenler dışında feshedilmesi halinde cezai şart ödenmesi öngörülmüştür. Kurala göre işverenin cezai şart tazminatı ödemesi nedenleri geçerli nedenler de içerisine alınarak sınırlandırılmış ve işveren lehine, işçi aleyhine fesih nedenleri yönünde bir düzenleme getirilmiştir. Cezai şartın işveren lehine ve işçi aleyhine olması nedeni ile geçersiz olduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı gerekçe ile … 3. İş Mahkemesi tarafından cezai şartın davacı işçi açısından geçersizliğine ve davacının borçlu olmadığına dair verilen 16.02.2012 gün ve 2011/659 Esas, 2012/59 Karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2012/6347-27583 sayılı ilamı ile onanmış ve kesinleşmiştir. Taraflar arasında sözleşmede düzenlenen cezai şart davacı açısından geçersiz olduğundan davanın tamamen kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesi hatalıdır” gerekçesi ile verdiği bozma kararına karşı ilk derece mahkemesi tarafından direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dairemizce verilen bozma ilamında taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 10. maddesi ve daha sonra imzalanan taahhütnamede aynı kurallara yer verildiği belirtilerek cezai şart düzenlemesi bakımından işçi ve işveren yükümlülüklerin denk olmadığından söz edilmiştir. Ancak iş sözleşmesinin tarihi 16.10.2008 olup, daha sonra imzalanan 12.06.2009 tarihli taahhütnamenin, iş sözleşmesinin eki mahiyetinde olduğu belirlemiştir. Taraflar arasında uygulanması gereken hüküm taahhütname içeriği olup, ilgili kuralda cezai şart bakımından denklik söz konusudur. İlk derece mahkemesi tarafından bu hususun düzeltildiği ve taahhütname uyarınca karar verildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.