YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6675
KARAR NO : 2014/21388
KARAR TARİHİ : 24.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. İŞ MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2013
NUMARASI : 2012/134-2013/308
DAVA :Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait iş yerinde 01/03/2011-13/09/2011 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 31/07/2012 tarihli e- posta ile insan kaynaklarına müracaat ederek, hastaneden almış olduğu iş göremezlik belgesini sunduğunu ve doğum öncesi iznine ayrıldığını, daha sonra 05/09/2012 tarihinde de doğum yaptığını, doğumdan sonra 13/09/2012 tarihinde işverenin davacıyı telefonla arayarak iş sözleşmesinin feshedildiğini bildirdiğini, feshin haklı veya geçerli bir nedene dayanmadığını iddia ederek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının, müvekkili şirkette 01/03/2011 tarihinde Office Services&Operation Bölümünde Floor Executive olarak çalışmaya başladığını, sözlü uyarılara rağmen tavır ve davranışlarında herhangi bir değişiklik olmadığından iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, fesih bildirimi yazısının Beyoğlu 41. Noterliği aracılığı ile 02/08/2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, ancak davacının davasını 24/09/2013 tarihinde açtığını belirterek, süresinde açılmayan davanın reddini talep etmiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın yasanın öngördüğü bir aylık süre içerisinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
İşe iade davasının yasada öngörülen bir aylık sürede açılıp açılmadığı ve feshin geçerli olup olmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davalı fesih ihtarnamesini, davacının iş sözleşmesindeki adresine noter aracılığı ile göndermiş olup, noterlikçe düşülen tebliğ şerhinden fesih ihtarnamesinin Tebliğat Kanunu’nun 21.maddesi uyarınca 02.08.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Işe iade davası ise 24.09.2013 tarihinde açılmıştır. Davacı iş akdinin feshedildiğini 13.09.2012 tarihinde öğrendiğini iddia etmiş, davalı ise fesih ihtarnamesinin 02.08.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davanın yasal süre içerisinde açılmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafça noter aracılığı ile gönderilen fesih ihtarnamesinin davacıya tebliğ edildiği tarih dikkate alınarak işe iade davasının yasanın öngördüğü bir aylık süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kağıthane Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne yazılan müzekere cevabında; davacının mernis adresinin, beyana dayalı olarak 11.01.2012 tarihinde değiştirildiği bildirilmiş olup, fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihte davacının söz konusu adreste oturmadığı dolayısı ile davacıya Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebliğin usulüne uygun olmadığı ortadadır.
Davalı tarafça, fesih bildirminin davacının iddia ettiği tarihinden daha önce öğrenildiğinin de ispatlanamadığı gözetildiğinde, davanın yasal bir aylık süre içerisinde açıldığının kabulü gerekmektedir.
Davalı tarafça fesih bildirimi ve cevap dilekçesinde; davacının standart bir verimlilik sağlayamadığı, gerekli özeni göstermediği ve disiplinli çalışmadığından dolayı sözlü olarak defalarca uyarıldığı ve iş akdinin haklı nedenle feshedildiği savunulmuş ise de, davacı hakkında tutulan herhangi bir tutanak ya da verilen yazılı bir uyarı bulunmadığı gibi fesih bildirimine konu yapılan eylemlerine ilişkin somut bir olay ortaya konulmamıştır. Iş akdinin geçerli veya haklı bir nedenle feshedildiğinin ispat yükümlülüğü işveren üzerinde olup, davalı işverence geçerli veya haklı fesih olgusu ispat edilemediğinden davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacının yapmış olduğu 510.60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500.00 TL. ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 24.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.