YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12496
KARAR NO : 2017/14597
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, asıl davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının, birleşen davada ise yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı – Birleşen Dosya Davacısının İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının, davalı şirketin yurtdışında bulunan şantiyelerinde 01.05.1997-30.11.2008 tarihleri arasında satın alma müdürü olarak çalıştığını, daha sonra iş akdinin sonlandırılarak Türkiye’ye gönderildiğini, son ücretinin aylık ücretinin 5000,00 USD olduğunu, 3 öğün yemek, barınma ve ısınma gibi gereksinimlerinin davalı işveren tarafından karşılandığını, işine son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili alacağı, yıllık izin alacağı, bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dosyada ise bakiye yıllık izin alacağını istemiştir.
B) Davalı – Birleşen Dosya Davalısının Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının çalışmasının proje bazlı ve dönemsel olduğunu, her projenin bitimi ile iş akdinin kendiliğinden sona erdiğini, davacının proje haricinde başka işte çalışması ile davalı tarafından alınan yeni proje için yapılan iş teklifini kabul edip etmemekte serbest olduğunu, bu itibarla her bir proje kapsamındaki çalışmaların birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın ve birleşen davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili alacağı, yıllık izin alacağı, bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı -birleşen dosya davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının tazminat ve alacaklarının belirlenmesine esas ücret taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı işçi son aylık ücretinin net 5.000,00 USD olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren 9,35 USD saat ücretini savunmuştur. Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar ve bilirkişi hesap raporunda tanık beyanları ile doğrulanan davacının iddia ettiği ücret ve davalının sunduğu kayıtlardaki ücrete göre seçenekli olarak tazminat ve alacaklar hesaplanmış, mahkemece tanık beyanları ile doğrulanan davacının iddia ettiği ücret üzerinden hesaplanan tazminat ve alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Dosyaya sunulan 2007 yılı bordro içeriklerine göre davacıya değişen tahakkuklara rağmen 4.000,00 USD ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı işçinin aylık temel ücretinin 4.000,00 USD olduğu kabul edilmeli ve bu ücret üzerinden yapılacak hesaplamaya göre bir karar verilmelidir. Ücretin salt davacı tanık ifadelerine itibarla iddia gibi belirlenmesi hataldır.
3-Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacının fazla … yapıp yapmadığı ve tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamından fazla … süresi ile tatil günleri … sürelerinin davacı tanık beyanlarına itibarla belirlendiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları işyeri çalışanı olmakla birlikte … süreleri itibariyle hesap dönemi olan 02/01/2008 – 31/10/2008 arası … düzenini bilebilecek durumda değillerdir. Bu nedenle davacının fazla …, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacak istemlerinin ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu isteklerin kısmen kabulü isabetsizdir.
4-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı işverenin yurtdışı şantiyelerinde kesintili olarak çalışmıştır. Davacının yıllık izin ücreti alacağı istemi bordroda yer alan tahakkuklar yok sayılarak kabul edilmiş ise de, izin ödemesi adı altında bordroda yer alan tahakkukların işçinin farklı şantiyelerdeki çalışmalarının iş bitimi sebebiyle sona erdiği dönemlere rastlayıp rastlamadığı araştırılmamıştır. Bordroda yer alan ödemelerin işçinin banka hesabına yapıldığı savunulmuş olmakla bu yönde gerekirse ilgili banka kayıtları getirtilmeli ve iş bitimi sebebiyle çıkışların verildiği dönemde yapılan ödemelerin karşılığı olan izin tahakkukları hesaplamadan düşülmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
5-Hüküm altına alınan alacakların net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesi HMK. nun 297/2. maddesine aykırı olup, bu durumun infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 02/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.