YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13212
KARAR NO : 2017/14585
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı farkı ile fazla mesai ücreti, fazla sürelerle …, izin ücreti ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait işyerinde mevzuat bölümünde müdür yardımcısı olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edilmesi üzerine açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığını ancak işe geri alınmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı farkı ile fazla …, fazla sürelerle …, yıllık izin, prim, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, zamanaşımı def’ini öne sürüp, davacıya tüm haklarının ödendiğini, alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilip fark kıdem tazminatı, fark ücret, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, fazla …, fazla sürelerle … alacaklarına hükmedilip diğer talepler red edilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işe iadeye yönelik Mahkeme kararının yerine getirilmemesi temeline dayalı işçilik alacaklarına ilişkindir.
Dosyada işe iade dava dosyası bulunmamaktadır. En azından kesinleşmiş karar dahi temin edilmemiştir.
İşe iade kararının ne zaman taraflara tebliğ edildiği, davacının başvurusu, davalıya tebliği davalının ne zaman talebi red ettiği hususları araştılmadığı gibi karar gerekçesinde de bu yönlere değinilmemiştir. Bu nedenle işe iade dava dosyası kesinleşme şerhli olarak temin edilip davacıya tebliği, davacının davalıya başvuru tarihleri belirlenmeli ve talepler buna göre değerlendirilmelidir.
3- Kıdem tazminatında faizin başlangıç tarihi geçersiz sayılan fesih tarihi olmayıp işe iade kararı sonrası davalı tarafça davacının işe başlatılmadığı tarihdir. Dosyada bilirkişi tarafından davacının işe iade kararına bağlı bir kısım haklarının ödendiği 08/02/2013 tarihi esas alınmıştır. Buna göre fesih 08/02/2013 tarihinde gerçekleştiğinden faiz başlangıcıda bu tarih olmalıdır.
Mahkemece faizin geçersiz sayılan fesih tarihine göre belirlenmesi hatalıdır.
4- Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece kararın hüküm kısmında davacının yılılk izin ücreti alacağına yönelik talebi reddedilmiştir. Ancak bu redde yönelik gerekçe oluşturulmaması Anayasanın 141. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesine aykırıdır.
5- Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının toplam hizmet süresinin davalı aleyhine olacak şekilde fazla belirlenmesi ve alacakların buna göre belirlenmesi hatalıdır.
6- Boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, boşta geçen süre ücretinin geçersiz feshi izleyen dönem ücreti yerine davacının işe başlatılmadığı tarihdeki ücrete göre belirlenmesi hatalıdır.
7- İşe başlatmama tazminatında yasal faiz yerine mevduat faizne hükmedilmesi de hatalıdır.
8- Kararın hüküm kısmında 2 numaralı bentte ücret farkı alacağından bahsedilmiş ise de davada böyle bir alacak söz konusu değildir.
9- Hükme esas alınan bilirkişi roporunda davalı tarafın … saatlerine yönelik beyanı dikkate alınarak işyerinde haftalık … saatinin 40 saat olarak kabulü hatalıdır.
Davalının işyerinde haftalık … saatinin 40 saat olduğuna yönelik açık beyanı olmayıp … saatlerini bildirmiştir. Bu nedenle Mahkemece davalı işyerinde … saatine yönelik taraflardan açıklama yapılması istenip ayrıca işyerinde … saatlerine yönelik yönetmelik vb. düzenleme olup olmadığı belirlenerek haftalık … saati tespit edilmelidir.
Öte yandan fazla sürelerle … kabulü halinde alacak hesabının yüzde yirmibeş zamlı ücret yerine yüzde elli zamlı ücrete göre yapılması da hatalıdır.
Alacak hesabı tanık beyanlarına göre yapıldığından hesaplanan alacakdan uygun oranda takdiri indirim de yapılmalıdır.
10- Davacı tanıkları … süresi ile ilgili farklı beyanlarda bulunmuş olup Mahkemece çelişki giderilmeden davacı lehine olan beyanın dikkate alınması da bozma nedenidir.
11- Davacı dava dilekçesinde 2008 yılında görev değişkiliği yaptığını ve bundan sonra fazla çalışması olduğunu açıklamışken alacak hesabının zamanaşımı def’ine göre 2007 yılından itibaren yapılması hatalıdır.
Yine hesaplanan miktar dikkate alındığında %30 takdiri indirim yerine %20 oranında indirim yapılması isabetsizdir.
12- Fazla … alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği de gözetilmelidir.
13- Taraflar arasında davacının işyerinde aldığı ücretlere yönelik bir çekişme olmayıp davacının alacakları hesaplanırken mevcut bordrolardaki ücretler dikkate alınmalıdır.
14- Davacının giydirilmiş ücreti belirlenirken son yılda aldığı ikramiyelerin ortalamasının dikkate alınması gerekirken son dönemde alınan ikramiyenin dikkate alınması da hatalıdır.
15- Dava dilekçesinde kıdem tazminatı için net-brüt açıklaması yapılmadan 3.965,00 TL istenmiş olup Mahkemece talep açıklattırılmadan ve net tutar belirlenmeden brüt 4.494,08 TL ye hükmedilmesi de HMK’nun ….maddesine aykırı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.