Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/13456 E. 2017/17739 K. 08.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13456
KARAR NO : 2017/17739
KARAR TARİHİ : 08.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, diyaliz hemşiresi olarak çalışmaya başladığını, maaş bordrolarında ve sigorta kayıtlarında aldığı net ücretin tam olarak gösterilmemesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, yıllık izinlerinin eksik kullandırılması, dini,milli bayramlarda çalıştırılmasına rağmen ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının fesih tarihinden önce mesai arkadaşlarına karşı uyumsuz davranışları nedeniyle uyarı cezası aldığını, mesai saatleri içinde telefonla uzun süreli görüşmeler yaptığını, bu nedenle davacının başka bir iş arayıp daha yüksek maaşla iş bulmasını müteakiben davalı işyerindeki iş akdini sona erdirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı ücretinin SGK’ya ödenen ücret üzerinden bildirilmediğini, fazla mesai ve bayram çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin eksik kullandırıldığını, iş aktini 4857 Sayılı Yasa’ nın 24/ll-e maddesi gereğince haklı nedenle feshettiğini ileri sürmüş, davalı işveren davacının mesai arkadaşlarına karşı uyumsuz davranışlarda bulunduğunu, uzun süreli telefonda konuştuğunu, hastaya yanlış ölçekli heparin uyguladığını, bu nedenle başka bir iş arayışı içine girip iş aktini haklı bir neden olmaksızın sona erdirdiğini müdafaa etmiş, davalı işyerinde dosyadaki SGK kaydına göre 26/01/2005-31/12/2012 tarihleri arasında yaptığı iş, işin niteliği, emsal ücret araştırması, tanık beyanlarına göre en son 2.800,00 TL net ücret ile çalıştığı anlaşılan davacının ücretinin SGK’ ya ödenen ücret üzerinden bildirilmediği, davacı tarafından sunulan diyaliz personel haftalık çalışma listeleri , duruşmada dinlenen tanık beyanlarına göre davacının haftalık 45 saati aşan fazla çalışmalarının bulunduğu , duruşmada dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde resmi ve dini bayram günlerinde çalıştığı bu çalışmalarının karşılığının ödendiğine dair davalı işveren tarafından yazılı delil ve belge sunulmadığı, davacının iş aktini 4857 Sayılı İş Kanunu’ nun 24/ll-e maddesi gereğince haklı nedenle feshettiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığı, kullandırıldığı imzalı yıllık izin defteri yada eş değer belge ile kanıtlanmamış 3 günlük yıllık izninin bulunduğu, davaya konu ücretinin ödendiğine dair yazılı delil ve belge sunulmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince işyerinde mesai ve tatil çalışmaları kayda dayanıyorsa bu çalışmalar karşılığı hesaplanan ücret alacaklarından indirim yapılmaması gerekir.Hükme esas bilirkişi raporunda davacının fazla mesai ücretinin bir kısmı kayıtlara dayanan bir kısmı ise tanık beyanına göre hesaplanma yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece kayda dayanan dönem için hesaplanan fazla mesai ücretinden de indirime gidilmesi hatalıdır.
3-Fazla mesai ücretinden mahkemece makul oranda indirim yapılması halinde vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Reddedilen miktar yönünden ise asıl alacak maktu vekalet ücretinin altında ise asıl alacağı geçmeyecek miktarda maktu vekalet ücretinin üzerinde ise maktu vekalet ücretinin altında kalmamak üzere nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Mahkemece buna aykırı olarak vekalet ücretine karar verilmesi isbetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.