YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13808
KARAR NO : 2017/3380
KARAR TARİHİ : 07.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
…
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan …. ve … avukatlarınca istenilmesi ve davalılardan …. tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07/03/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan Yardımcı … Yardımcı …adına avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin gemsan tersanesine ait işyerinde taşeron işçisi olarak 04.09.2004-27.04.2012 tarihleri arasında günlük 35 TL. yevmiye ile çalıştığını, çalıştığı…dönem işçisi olarak gösterdiğini, asıl işverenin gemsan Tersanesi olduğunu, müvekkilinin iş akdinin haksız ve geçersiz bir şekilde fesh edildiğini ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücretleri ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Vekilleri Cevaplarında Özetle:
Davalı ….i; husumet itirazında bulunmuş, davacının…. olduğunu, davacıya ait tüm evrakların bu şirkette olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak; davanın reddini talep etmiştir.
Davalı….vekili; husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, müvekkil şirketin ekonomik krize girdiğini, davacının iş akdinin feshedilmiş olsa bile bu nedenle feshedildiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalılar Yardımc…. vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa…Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece “Dosya bilirkişiye tevdi edilmiş,bilirkişi muharrem talay raporunda davacının tüm taleplerini hesaplamış,davacının davalı işyerinde 4 yıl 3ay 8 gün süre ile çalıştığını,aylık net 1.050 TL.aldığını,fesih konusunda taktirin mahkemede olduğunu beyan etmiştir.
Davacı davasını ıslah etmiştir.
Davalı tarafın fesih konusunda kendisine düşen ispat külfetini yerine getirmediğinden feshin davalı tarafça haksız ve bildirimsiz yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Dava, cevap, ıslah dilekçeleri, kurum kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacının tüm talepleri hüküm altına alınmış, kabule göre yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece karar gerekçesinde sadece feshe yönelik yetersiz bir gerekçe oluşturulmuş, davacının feshe bağlı olmayan alacakları ise herhangi bir gerekçe oluşturulmaksızın hüküm altına alınmıştır.
Hangi delilin, hangi nedenle üstün tutulduğu, hangi delile neden itibar edilmediği, hüküm altına alınan alacakların ne şekilde ispatlandığı, iddia ve savunmalara hangi yönlerden değer verilip, hangi yönlerden değer verilmediği belirtilmemiştir.
En önemlisi, davada birden çok davalı bulunmasına karşın, davalılar arasındaki hukuki ilişki ortaya konulmamış ve hüküm altına alınan alacaklardan gerekçesi belirtilmeksizin tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur.
Mahkemenin kararı tüm talepler ve davalıların sorumlulukları açısından, T.C. Anayasası’nın 141 ve HMK’nın 297. maddesinin amaçladığı anlamda bir gerekçe taşımamaktadır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, hatalıdır.
2-Dosyadaki bilgilerden dava tarihinden önce tasfiyesiz infisah nedeniyle Yardımcı… ile birleşen ve dava tarihinde tüzel kişiliği olmayan… ile davanın devamı sırasında Yardımcı….Ş. hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken tasfiyesiz infisah nedeniyle birleşme sonucu tüzel kişiliği sona eren bu iki şirket aleyhine hüküm kurulması hatalıdır.
3-Hükmedilen alacakların brüt mü yoksa net mi olduğunun ve faiz başlangıç tarihlerinin açıkça kararda gösterilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
4-Dava dilekçesinde 5 şirket davalı olarak gösterilirken, 4. sırada yer alan… ünvanının yanında parantez içerisinde …
… Aş’nin ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu anlaşılmaktadır.
… dava açıp açmadığı bir başka ifade ile husumet yöneltip yöneltmediği sorularak dava yöneltmiş ise hukuki dayanağı açıklattırılıp, gerekli usulü işlemler tamamlandıktan sonra davaya devam edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de hatadır.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, usulü bozma sebepleri ile esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalılardan… yararına takdir edilen 1.480.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 07/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.