YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14228
KARAR NO : 2017/17267
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı, … mirasçıları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalıların güvenlik görevlisi olarak çalıştıkları … Çarşısı’nda korumakla görevli oldukları işyerlerine girerek hırsızlık yaptıklarını, bunun sonucunda şehrin küçük bir yer olması, olayın çok yerde duyulması haberin basında yer alması, işveren şirketin adının hırsızlık olayında geçmesinin, şirketin itibar, prestij kaybına neden olduğunu ileri sürerek manevi tazminat alacağını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı … vekili, davalıların eylemleri nedeniyle davacı şirketin prestij kaybına uğramasının davacı şirkete olan güvenin sarsılmasına yol açtığı iddiasının tamamen subjektif yorum olduğunu, zararın gerçekleşmediğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …’ın mirasçıları, davaya cevap dilekçesi vermemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, …. 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/936 Esas 2009/211 Karar sayılı dosyası kapsamı, tanık anlatımları,iş sözleşmeleri, sosyal ekonomik durum araştırmaları, gazete nüshaları, internet haber çıktıları, toplanan deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; davanın, şirketin ticari itibar kaybı nedenine dayalı tazminat istemli dava olduğu, uyuşmazlığın, davacı şirketin çalışanı olan özel güvenlik elemanı davalıların iş sırasında güvenliğini sağlamakla görevli oldukları iş yerlerinden hırsızlık iddiasıyla ilgili bulunduğu, olayla ilgili … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/936 Esas 2009/211 Karar sayılı dava dosyasında sanık olan davalılar … ve …’ın yargılanmaları sonucunda haksız yere ellerinde bulundurdukları anahtarla gece vakti zincirleme hırsızlık suçunu birlikte işledikleri TCK 37/1, 142/4 maddesi atfıyla, 142/2 d son, 143/1, 43/1 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar verildiği, yine birden fazla kişiyle gece vakti iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan TCK 37/1, 142/4 ve 116/2-4, 119/1-c- son, 43/1 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar verildiği kararın temyiz üzerine yargıtayca onanarak 19/06/2014 tarihinde kesinleştiği, davalıların maddi olayı gerçekleştirdikleri kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sübut bulduğu, davacı şirket ile davalılar arasındaki hizmet sözleşmeleri, sosyal ekonomik durum araştırma yazılarına verilen cevaplar, dinlenen tanık anlatımları, toplanan tüm deliller ve dosya kapsamından davalıların davacı şirketle yaptıkları iş akdine dayalı olarak davacı şirketin özel güvenlik hizmeti verdiği … … çarşısında özel güvenlik görevlisi olarak çarşının güvenliğini sağlama görevini yerine getirmekte iken 2008 yılında birkaç aylık süre boyunca geceleyin görevleri gereği nöbet tutmakta iken güvenliğini sağladıkları iş yerinin kapısında unutulan anahtarla iş yerine girip kasadan para aldıkları ayrıca iş yerindeki satışa mallardan aldıkları, daha sonra değişik zamanlarda anahtarın kopyasını çıkartmak suretiyle bu anahtarla iş yerine geceleyin girip para ve mal aldıkları, başka iş yerlerindende değişik zamanlarda gece nöbetleri esnasında temin ettikleri anahtarla girip kasadan para aldıkları ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, davacı şirket sözleşme yaptığı … çarşısında güvenlik hizmeti verdiği esnada özel güvenlik görevlisi olarak şirketlerinde çalışan davalıların iş yerinde hırsızlık olayına karışması ve bunun ortaya çıkıp basında yer alması nedeniyle şehirde duyulunca şirkete güvenin sarsıldığını, şirketin prestij kaybına uğradığını, bu nedenle zarar gördüğünü, bu zarara neden olan davalıların birlikte gerçekleştirdikleri eylemlerden dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından tazminat istediği, davalıların eylemleri ile davacı şirketin ticari itibarına zarar verdikleri, davacı şirket özel güvenlik hizmeti veren bir şirket olduğu, dava dışı … … Çarşısı esnafı ile çarşının güvenliğini sağlamak için sözleşme yapmış ve güvenlik hizmetini sunduğu davalı özel güvenlik elemanların görev esnasında ceza davasına konu hırsızlık eylemini gerçekleştirmeleri üzerine emniyetin soruşturması sonucunda yakalanmaları üzerine olayın basında yer aldığı gibi internet sitelerinde de haber olarak yer aldığı, bunun sonucunda olayın niteliği ve özellikleri gözetildiğinden davalıların yasaya ve davacı ile yaptıkları iş akdine aykırı olarak gerçekleştirdikleri eylemleri ile davacı şirketin ticari itibar kaybına yol açtıkları anlaşıldığı, bunun sonucunda şirketin ticari itibarı ve güvenilirliğinin zarar gördüğü, iştigal konusu olan özel güvenlik hizmeti sunması nedeniyle iş kaybı yaşamasının olağan olduğu, dolayısıyla davacı şirketin davalılar eylemiyle maruz kaldığı zararın haksız eylemi gerçekleştiren davalı çalışanlarından tazmin hakkı doğduğu, davalılarında davacı şirkete verdikleri zararı tazmin etme yükümlülükleri doğduğu, davacı şirketin iştigal konusu, davalı çalışanların eylemlerinin gerçekleşme biçimi ve özellikleri ile olayın kitle iletişim araçlarından olan gazatelerde ve internet ortamında yer aldığıda gözetildiğinde istenen 10.000,00 TL tazminatın olağan ve makul düzeyde olduğu, şirketin yaptığı iş ve piyasa koşulları ile paranın alım gücü gözetildiğinde davalıların eylemleri ile davacı şirkete verdikleri zarar gözetildiğinde talep edilen tazminatın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar vermek yönünde tam bir kanaate varıldığı gerekçesi ile 10000 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı … vekili ve …’ın mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dava tarihinin 24/02/2009 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 06/04/2012 yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Taraflar arasında manevi tazminat miktarı konusunda ihtilaf bulunmakadır.
26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Somut uyuşmazlıkta, bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına hükmedilen 10.000,00 TL manevi tazminat fazladır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın manevi tazminatın fazla takdir edilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.