Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/14832 E. 2017/17310 K. 02.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14832
KARAR NO : 2017/17310
KARAR TARİHİ : 02.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 15.03.2006-03.12.2010 tarihleri arasında kesimci olarak çalıştığını, işverence sigorta kaydının 08.06.2007 tarihinde yapıldığını, en son aylık net 1.200,00 TL ücret aldığını, 03.12.2010 tarihinde iş sözleşmesinin işverence tek taraflı haksız ve nedensiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının işe giriş tarihinin 15.03.2006 olmayıp 08.06.2007 olduğunu, davacının sürekli çalışmadığını, çalıştığı süreler ile ilgili olarak 08.06.2007, 17.01.2008 ve 22.07.2008 tarihli iş sözleşmelerini imzalandığını, iş sözleşmelerindeki çalışma saatlerinin belli olup, yasal çalışma saatleri olduğunu, davacının yasal haftalık çalışma saatlerini aşan fazla çalışmasının olmadığını, ayrıca iş yerinde Cumartesi Pazar günleri çalışılmadığını, milli bayramlarda çalışılmadığını, davacının işyerinde asgari ücret ile çalıştığını, çalıştığı dönemlere ait tüm ücret bordrolarının imzalı olduğunu, davacının aylık net 1.200,00 TL aldığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının iş yerinden kendisinin ayrıldığını, mağdur olmaması için davalı şirket yetkilisi tarafından kıdem, ihbar tazminatı ile diğer ücretleri ve asgari geçim indiriminin davacının hesabına yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işverenin iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki olması 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Karar tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde tefhim edilen hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen …’na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 298/2. maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece karar gerekçesinde davacı işçinin davalı işyerinde 08.06.2007-03.12.2010 tarihleri arasında çalıştığının kabul edildiğinin açıklanmasına karşın, çalışma süresinin 15.09.2006-03.12.2010 tarihleri arasında olduğunun kabulüyle hesaplama yapan 27.08.2014 tarihli ek bilirkişi raporuna itibarla talep edilen işçilik alacaklarının hüküm altına alınması suretiyle gerekçe-hüküm çelişkisi yaratılmıştır.
Hüküm ile gerekçeli karar arasındaki çelişki yukarıda belirtilen…. ve HMK’nun 298/2. maddesine aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.