Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15073 E. 2017/18443 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15073
KARAR NO : 2017/18443
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, sübut bulduğu gerekçesi ile fazla mesai ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/17-1629 Esas- 2013/700 sayılı kararında da belirtildiği üzere;
6100 sayılı HMK’nun 320.maddesi, basit yargılama usulüne tabi davalarda özel bir düzenlemeye yer vermiştir.Anılan madde hükmüne göre;
“…(4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.” denilmek suretiyle, basit yargılama usulü uygulanan davalarda, davanın birden fazla takipsiz bırakılamayacağı hususu düzenlenmiştir.
Eldeki dava, 21/04/2011 tarihinde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde açılmış olmakla birlikte, ilk kez 6100 sayılı HMK’nun yürürlükte olduğu 18/04/2013 tarihinde, ardından 11/3/2014 tarihinde işlemden kaldırılmıştır.
1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlükte olduğu dönemde açılan davada; yeni 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra ilk kez davanın takipsiz bırakılmış olması nedeniyle işlemden kaldırılmasına karar verildikten sonra, tekrar takipsiz bırakılması üzerine HMK’nun 320/4.maddesi uygulanarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının isabetli bulunup bulunmadığı, eldeki davaya 1086 sayılı HUMK hükümlerinin mi, yoksa 6100 sayılı HMK’nu hükümlerinin mi uygulanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
Bir usul hükmünün yürürlüğe girmesinden sonra bir dava açılırsa, bu davaya yeni usul kurallarının uygulanması esastır. Dava konusu işlemin daha önce yapıldığı ileri sürülerek, o sırada geçerli kuralların uygulanması istenemez. Ancak yeni hükümlerin ne zaman yürürlüğe gireceği açıkça düzenlenmişse, bu düzenleme dikkate alınacaktır. Buna ilişkin hüküm yoksa, usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığına bakılması gerekir. Eğer bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse o işlem geçerli olarak kalır.Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış veya başlamamış ise ,yeni kanun, kural olarak hemen yürürlüğe girecektir. Çünkü genel olarak kanunlar hemen etkili olur ve uygulanırlar.(Prof.Dr.Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2000,syf 47 vd.)
Mülga 1086 sayılı HUMK’nun hangi hükümlerinin uygulanmaya devam edeceği hususu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda aşağıdaki maddelerde düzenlenmiştir:
6100 sayılı HMK’nun Geçici 1.Maddesi ; “ (1) Bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanmaz.
(2) Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmaz.” ;
Geçici 3.madde de “ (1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
(3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.” denilmek suretiyle 1086 sayılı HUMK’nun uygulanacağı haller belirtilmekle beraber, anılan maddelerde 1086 sayılı HUMK’nun 409.maddesine değinilmemiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava henüz 6100 sayılı yeni HMK yürürlüğe girmeden açılmış, mahkemece dava ilk olarak 6100 sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra işlemden kaldırılmıştır.
1086 sayılı HUMK 578 maddesinde “ İşbu kanun müktesep hakları ihlal etmemek şartiyle makabline şamildir.” hükmünü içerse de; 6100 sayılı HMK ‘nun zaman bakımından uygulanma başlığını taşıyan 448.maddesinde “ (1) Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” denilmek suretiyle usul hükümlerinin zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulanırlık ilkesi benimsenmiş olup, somut olayda dosya, yeni 6100 sayılı yasa döneminde ilk kez işlemden kaldırıldığına ve mülga 1086 sayılı yasa döneminde henüz bir işlemden kaldırma kararı verilmediğine göre kazanılmış bir haktan da söz edilemeyecektir.
O halde, Mahkeme tarafından 6100 sayılı HMK’nun 320/4.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.