YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15358
KARAR NO : 2017/17298
KARAR TARİHİ : 02.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı … ile dahili davalı … …. Yat ve Gemi Sanayi A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 26.09.2010 ile 06.06.2011 tarihleri arası … Yat. Müh. Taah. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. nin işçisi olarak diğer davalı …. bünyesinde çalıştığını, şirketin unvan değişikliğine gitmiş olduğunu, o dönemki unvanının … tersanesi olduğunu, müvekkilinin 06.06.20011 ile 05.12.2012arasında davalılardan … şirketinin işçisi olarak diğer daval…. Gemi Yapım San. Ve Tic. A.Ş. bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin iş bitimi gerekçe gösterilerek feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, müvekkilinin davalı iş yerine montaj ustası olarak çalıştığını, müvekkilinin ücretinin SGK ya eksik bildirildiğini, müvekkilinin aylık 1.400 TL net ücret ile çalıştığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalı … Yat. San. A.Ş. vekili; müvekkilinin 24.01.2002 yılında… Yat. San. A.Ş. unvanı ile kurulduğunu, o günden bu yana hiçbir unvan değişikliğine gitmediğini, müvekkil şirketlerinin İstanbul merkezli olduğunu, Kocaeli’nde herhangi bir tersanesi bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazları olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …. … Yat ve Gemi San. A.Ş. vekili; davacının diğer davalı … şirketinin işçisi olduğunu, adı geçen şirket ile müvekkil şirket arasında NB56 54 metrelik motor yatın çelik teknesinin işlerinin yerine getirilmesi için taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmenin 17.06.2011 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinin 12. Maddesinin g/1-2 maddelerinde, işçilerin çalışma hayatını düzenleyen yasalardan doğmuş bulunan tüm yükümlülüklerinin alt işverene ait olduğunun düzenlendiğini, bu kapsamda çalışanların işçilik alacaklarından diğer davalı şirketin tümü ile sorumlu olduğunun sabit olduğunu, davacının müvekkil şirkette alt işveren çalışanı olarak 26.09.2010-06.06.2011 arasında sadece 9 ay kadar çalıştığını, 06.06.2011 tarihinde diğer davalı…şirketinin bordrolu işçisi olan davacının müvekkili bünyesindeki çalışmasının sona erdiğini ve davacının diğer davalı Yachtley firması bünyesinde çalışmaya devam ettiğini, ani davacının iş akdinin sonlandırılmadığını, çalışma yerinin değiştirildiğini, ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı…Yat. Müh. Taah. İth. İhr. Tic. Şirketi Vekili; davacının müvekkiline ait işyerine 27.09.2010 tarihinde işe girdiğini, davacının tüm yasal hakları ödendiğini halde, müvekkil şirketlerine haber vermeden, daha fazla bir ücret ile iş bulunduğu gerekçesi ile işten ayrıldığını, bu hususa dair gerekli bildirimin 05.12.2012 tarihinde yapıldığını, davacının tek taralı beyanla işten kendisi ayrılmış olduğundan yasal olarak talep hakkı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Gemi Yapım San. ve Tic. Şirketi vekili; davacının şirketlerinin çalışanı olmadığını, husumetin davalı şirkete yöneltilmesinin hatalı olduğunda davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar …. …. Yat Sanayi AŞ ile … …. Yat Ve Gemi Sanayi AŞ vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekilinin 08/01/2014 tarihli …. … Yat Gemi San AŞ’nin davaya dahil edilmesi yönünde verdiği dilekçe, mevzuatımızda dahili dava yöntemi ile davaya taraf ilave etme şeklinde bir usul bulunmadığı da gözetilerek HMK’nın 124/4. maddesi kapsamında tarafın kabul edilebilir bir yanılgı nedeniyle tarafın yanlış gösterilmesinin düzeltilmesi talebi olarak kabul edilerek ve bu süreç işletilmesi gerekirken mevzuatta dayanağı bulunmayan dahili dava yöntemiyle taraf ilavesi yapılması hatalı olduğu gibi, davada birisi davalı adı altında diğeri dahili davalı adı altında iki ayrı “…” ile başlayan şirket bulunduğu halde, hangi davalıdan olduğu belli olmayacak şekilde sadece “…. Şirketi’nin” sorumluluğuna ilişkin hüküm kurulmasının HMK.nun 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 02.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.