Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/15816 E. 2017/17656 K. 07.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15816
KARAR NO : 2017/17656
KARAR TARİHİ : 07.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 10/06/2008- 17/06/2013 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığını, iş sözleşmesini … 1. Noterliği’nin 17/06/2013 tarih ve 4628 yevmiye sayılı ihtarnameyle İş Kanunu’nun 24/II maddesi uyarınca feshettiğini, çalıştığı süre boyunca 31 gün çekmeyen aylarda maaşından kesinti yapılmak ve istirahat raporlu olduğu günlere ait ücretlerinin maaşından kesilmek suretiyle davacıya net asgari ücretin dahi altında tutarda maaş ödendiğini, böylece işçinin hakkı olan ücretlerin kanun hükümleri ve sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilip ödenmesi yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, ayrıca mücbir neden olmadığı halde, ücret ödemelerinin sürekli aksatıldığını, ücretlerin parçalar halinde ödendiğini, ihtarname tarihi itibariyle 2011 ve 2012 yıllarına ait yıllık ücretli izin alacaklarının da ödenmediğini ileri sürerek,kıdem tazminatı alacağı istemidir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; maaşların her ayın 10’u ile 15’i arasında, avansların ise her ayın 25’i ile 27’si arasında ödendiğini, davacının kendisinin de üyesi bulunduğu …İş Sendikası’nın 28/12/2012 tarihli protokolünde işçilerin avans ve maaş ödeme tarihlerinin tekrar düzenlendiğini, davacının maaşından yasal olmayan hiçbir kesinti yapılmadığını, tüm ücretlerinin ve ikramiyelerinin kesintisiz olarak ödendiğini, bordrolar, puantaj kayıtları ve banka dekontları ile davacının alacaklarının hepsinin zamanında ve eksiksiz olarak ödendiğinin sabit olduğunu, davacının 17/06/2013 ve 18/06/2013 tarihlerinde ard arda 2 işgünü işe gelmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin 4857 Sayılı Kanunun 25/II-g maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; tüm dosya kapsamı ve davacının sigortalı hizmet cetveli, iş yeri özlük dosyası, tanık beyanları, emsal ücret araştırması, bilirkişi raporu ve tüm delilerin değerlendirilmesi neticesinde; davacının 17/06/2013 tarihli ihtarnameyle iş sözleşmesini feshetmiş olması karşısında, davalı işveren tarafından bu tarihten sonra 17-18/06/2013 tarihlerine ilişkin tutulan devamsızlık tutanaklarının ve buna bağlı feshin geçerliliği bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü fesih nedenlerinin incelenmesine geçildiğinde; bilirkişi raporundaki tespitler ile iş yerinde 2011-2013 yıllarını kapsayan toplu iş sözleşmesinin ücretlerin ödenmesine ilişkin 33. maddesi ve işveren ile sendika temsilcileri arasında imzalanan 28/12/2012 tarihli protokol hükümlerine göre, davacının 2013 yılı Nisan ve Mayıs ayları ücretlerinin 1-2 gün gecikmeli olarak yatırıldığı, diğer aylardaki maaş ve avans ödemelerinin süresinde yapıldığı, davacının istirahat raporlu olduğu (çalışmadığı) günler için ücret ödenmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, prim ödeme gün sayısının hangi ay olursa olsun 30 gün olarak bildirilmesi gerektiği yönündeki mevzuat hükmü uyarınca, davacı tarafın ücretlerin geç ödendiği, davacının istirahat raporlu olduğu günlerde ücret ödenmediği ve 31 gün çekmeyen aylarda ücretinden kesinti yapıldığı yönündeki fesih nedenlerine de itibar edilmeyerek davanın reddine karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında iş akdinin davacı tarafından haklı feshedilip edilmediği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır. 5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 14 üncü maddesinin aksine, 4857 sayılı Yasada ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir.
Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür.
1475 sayılı Yasa döneminde, toplu olarak hareket etmemek ve kanun dışı grev kapsamında sayılmamak kaydıyla 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 81 inci maddesi uyarınca ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini ifa etmekten, yani çalışmaktan kaçınabileceği kabul edilmekteydi. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesinde de benzer bir düzenleme yer almaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda ise ücret daha fazla güvence altına alınmış ve işçi ücretinin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceği açıkça düzenlenmiş, toplu bir nitelik kazanması halinde dahi bunun kanun dışı grev sayılamayacağı kurala bağlanmıştır.
Ücreti ödenmeyen işçinin alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınması, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabilir. Bu bakımdan, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunmaktadır. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemiş olması bu konuda önemsizdir.
Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir (Yargıtay 9.HD. 18.1.2010 gün, 2008/14546 E, 2010/193 K.).
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmelidir. İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün 2007/22062 E, 2008/16398 K.)
Somut uyuşmazlıkta mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalının ….’den kaynaklı alacakların davacı ile davalı arasında imzalanan protokole rağmen geç ödendiği sabittir.
Şöyle ki; …İş Sendikası ile davalı işveren arasında 28.12.2012 tarihli protokolde, Temmuz 2013 dönemine kadar belirtilen ödeme dönemlerinde ödenen avans uygulamasının mütakip ayın 15’ine, maaş ödemelerinin 30-31 tarihlerine kadar yapılması hususunda mutabakata varıldığı ancak banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere nisan ve mayıs ücretlerinin 1-2 gün gecikmeli yatırdığı görüldüğünden, sözleşme hükmüne rağmen ücretlerin geç ödenmesi nedeniyle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilmesi karşısında davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.