YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16318
KARAR NO : 2017/18699
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti, yemek ücreti, yol ücreti, ihtarname masrafı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilin davalıya ait gemi işyerinde 02.09.2009–22.03.2012 tarihleri arasında gemi adamı olarak aylık net 1.041,90 TL., brüt 1.330,00 TL. ücretle çalıştığını, bunun yanında 140,00 TL. yol ve 150,00 TL. yemek verildiğini, maaşların düzenli ödenmediğini, Ocak 2012 ücretinin yarısı ile Şubat ve Mart ayı maaşları ile yol ve yemek paralarının ödenmediğini, işyerinde 24 saat çalışıp 24 saat dinlenme yapıldığını, fazla mesai ödenmediğini, iaşesinin eksik ödendiğini, bu nedenle iş akdini 22.03.2012 tarihinde haklı nedenle feshettiğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ihtarname masrafı, yemek ve yol ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 02.09.2009-22.03.2012 tarihleri arasında çalıştığını, 22.03.2012 tarihinde işi bıraktığını, hiçbir alacağının bulunmadığını, vardiya halinde çalıştığını, fazla mesai yapmadığını, bordroların ihtirazi kayıtsız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak
işçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için en temel borçtur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32/4. maddesinde ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlandığı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II–e bendinde sözü edilen ücret, geniş anlamda ücret olarak değerlendirildiği, ikramiye, primi, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların da ödenmemesi işçiye haklı fesih imkanı verdiği, (Yargıtay 9. HD. 16.7.2008 gün 2007/ 22062 E, 2008/ 16398 K.), aksine sözleşme yoksa ücret hak edilen ayı takiben aybaşı itibarıyla ödenmek zorunda olduğu, ücretin zamanında ödenmemesinin işçiye iş akdini fesih hakkı verdiği, işçi dilerse iş akdini derhal bildirimsiz olarak feshedebileceği gibi dilerse 34. maddedeki iş görme ediminden kaçınma hakkını kullanabileceği, davacının, aylık ücretlerinin, yol ve yemek ücretlerinin ödendiği, ancak çalıştığı dönem içerisinde yaptığı fazla çalışma karşılığında ücreti ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacının gemi adamı olup, … İş Kanuna tabi olduğunun, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğinden yapılan feshin 854 sayılı … İş Kanunu’nun 14/2-a maddesi uyarınca haklı nedene dayandığının anlaşılmasına göre Mahkemece feshin haklılığının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II–e maddesine dayandırılmasının sonuca etkili olmadığı kabul edilerek, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
Gemide çalışanların yaptıkları işin niteliği ve özelliği gereği çalışma süreleri de diğer çalışanlara göre farklı düzenlenmiştir. … İş Kanunu kapsamına giren ve uzak yol seferi yapan gemilerde hem iş süresi hem de bu sürelerin dışında gemide kalma zorunluluğu sebebiyle geçen diğer süreler büyük önem taşımaktadır. Yakın yol seferi veya iç sularda günlük sefer yapan gemilerde ise gemiadamlarının gemide kalma zorunlulukları bulunmadığından iş süreleri de fazla bir özellik göstermez. 854 sayılı … İş Kanunu’nun 26/1 maddesine göre “Genel bakımdan iş süresi, günde sekiz ve haftada kırksekiz saattir. Bu süre haftanın iş günlerine eşit olarak bölünmek suretiyle uygulanır”. Kanununda 4857 sayılı İş Kanunu’ndan farklı olarak hem haftalık, hem de günlük çalışma süresi belirlenmiştir.
854 sayılı Kanun’un 26/2 maddesine göre “İş süresi, gemiadamının işbaşında çalıştığı ve vardiya tuttuğu süredir. Gemiadamının gemide bulunduğu sürelerin tamamı çalışma süresi olarak kabul edilemez. Gemiadamının fiilen çalıştığı veya fiilen çalışmamakla birlikte gücünü işverenin emrinde bulundurduğu, iş verilmesi veya çıkması için beklediği süreler çalışma süresinden sayılmalıdır.
854 sayılı Kanun’un 28/1 maddesine göre “Bu kanuna göre tespit edilmiş bulunan iş sürelerinin aşılması suretiyle yapılan çalışmalar, fazla saatlerde çalışma sayılır”. İş Kanunu kapsamında çalışan işçinin fazla çalışma yapması için onayının alınması gerekirken … İş Kanunu kapsamında çalışan gemiadamı için bir onay veya rıza aranmamaktadır. Gemiadamının işvereni, herhangi bir sebebe dayanmak zorunda olmaksızın gemiadamına fazla saatlerle çalışma yaptırabilir.
… İş Kanunu kapsamında çalışan gemiadamının iş başında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süreler, günlük sekiz veya haftalık kırksekiz saati aştığı takdirde gemiadamının fazla çalışma yaptığı ortaya çıkar. Gemiadamının ister seyir halinde olsun, ister limanda gemi içinde iken çalışmadan veya vardiya tutmadan geçirdiği süre fazla çalışma olarak değerlendirilemez. gemiadamının haftalık esasa göre fazla çalışmasının tespit edilmesi için gemiadamının haftanın yedi günü çalışması gerekmektedir. Aksi halde günlük çalışma esasına göre fazla mesai belirlenmelidir. 854 sayılı Kanun’un 41. maddesi dikkate alındığında, liman ve şehir hattı gemilerde çalışanlar bunun dışındadır. Sadece bu gemiler dışında, örneğin uzak sefer yapan gemilerde çalışan gemi adamlarının işin gereği olarak altıncı günden fazla yedi gün çalışması söz konusu olabilir.
…. İş Hukukunda, sözleşmenin taraflarının fazla mesai ücretinin, asıl ücrete dahil olduğu şeklinde sözleşmeye hüküm koymaları mümkündür. Bu sözleşme hükmü geçerlidir. Ancak bununda bir sınırının bulunması gerekir. … İş Kanunu’nda fazla çalışmalar için günlük veya yıllık bir sınır da öngörülmemiştir. Oysa 4857 sayılı Kanun kapsamındaki işçiler için fazla çalışmanın sınırı yılda 270 saat olarak belirlenmiştir. Bu sebeple 4857 sayılı Kanun’daki 270 saat sınırlamasının … İş Kanunu kapsamında çalışanlar için uygulanması, ikisi de özel kanun olduğundan mümkün değildir.
Bu konuda sınır olarak uluslararası kaynak olan Uluslararası Çalışma Örgütünün 180 sayılı sözleşmesi ile 1999/63/EC sayılı Avrupa Birliği Direktifi dikkate alınabilir. Anılan sözleşme ve direktifin 5. maddelerinde işçinin sağlığının ve güvenliğinin korunması amacıyla çalışma sürelerinde sınırlamaya gidilmiş ve asgari dinlenme süreleri belirlenmiştir. Buna göre “azami çalışma süresi 24 saatlik sürede 14 saati, 7 günlük sürede 72 saati geçemez. Dinlenme süresi ise 24 saatte 10 saatten, 7 günlük sürede 77 saatten az olamaz. Dinlenme saatlerinin 6 saatten az olmamak koşuluyla ikiye bölünerek uygulanması mümkün olup iki dinlenme süresi arasında geçecek zamanın da 14 saatten fazla olmaması gerekir”. Buna paralel düzenleme Gemiadamları Yönetmeliğinin 84. maddesinde yer almaktadır. Dinlenme sürelerini belirleyen bu kuraldan da aynı sonuç çıkarılabilir. Fakat yönetmelik dinlenme süresini günlük 10 saat olarak belirlerken, haftalık ise 70 saaten az olamayacağını belirtmiştir. Bu sözleşme ve direktifteki düzenlemeye göre daha az bir süredir. Bu sebeple sınırlamada sözleşme ve direktifin dikkate alınması daha isabetli olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta; gemi adamı olarak çalışan davacı işçinin 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiği dosya içeriği itibariyle sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışması 6 saat ara dinlemesi düşülerek hesaplanmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre 24 saatlik sürede azami çalışma süresi 14 saati geçemeyeceğinden, bu çalışma süresinde ara dinlenme süresinin 10 saatten az olamayacağı kabul edilmelidir. Bu husus dikkate alınmadan fazla çalışma alacağının hatalı hesaplanması isabetsizdir.
4-Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323/1-ç. maddesine uyarınca ihtarname masrafı yargılama gideri niteliğinde olduğundan, ihtarname masrafının alacak kalemi olarak hüküm altına alınması da hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.