Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/16712 E. 2017/18799 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16712
KARAR NO : 2017/18799
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile genel tatil ücreti, izin ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 1996 yılından 2008 yılı sonuna kadar davalı şirkette uluslararası tır şoförü olarak çalıştığı, iş akdinin emeklilik nedeniyle sona erdiği, feshe bağlı alacaklar ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediği ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret alacağı, bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 03/09/2002 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığı ve 14/12/2007 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığı, kıdem tazminatının ödendiği, davacı tarafından 14/12/2007 tarihli ibraname ile davalı şirketin ibra edildiği, çalıştığı dönemde hak etmiş olduğu tüm ücretlerinin eksiksiz olarak ödendiği, yıllık izinlerini kullandığı savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 1475 sayılı Yasaya 4447 sayılı Yasa ile eklenen 5. bend ile 506 sayılı kanunun 60. maddesinin 1. fıkrasının A bendinin (a) (b) bendlerinde öngörülen yaşlılar dışında kalan diğer şartları ve aynı kanunun geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işçilerin işten ayrılması halinde kıdem tazminata almaya hak kazanacakları, davacının da bu doğrultuda kıdem tazminatı almaya hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne ve diğer alacaklarının da bilirkişi raporu hesaplamaları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı HMK’nun 25. maddesi uyarınca hakim tarafların söylemediği şeyi veya vakıları kendiliğinden dikkate alamaz. Maddi vakıayla bağlılık ilkesi olarak bilinen bu kural gereği taraflardan birisi kendini sınırlamış ise bu sınırın üstünde bir olgu kabul edilemez.
Davacı dava dilekçesinde sefer primini 800 Euro olduğunu belirtmiştir. Buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 813 Euro kabul edilerek maddi vakıayla bağlılık ilkesine aykırı olarak sonuca gidilmesi hatalıdır. Diğer taraftan davacı isticvabında sefer başına primin 400-450-500 Euro olduğunu belirtmiştir. İsticvap sonucu bu yöndeki beyanı ikrar niteliğindedir. Davacının sefer priminin bu ikrarı dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Maddi vakıa ile bağlılık ilkesi ve ikrarı gözetmeyen bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hatalıdır.
3-Fesihten sonra ücret alacağına mahsuben 2.500,00 TL. miktarında davacıya 25.12.2007 tarihli çek verildiği anlaşılmaktadır. Çek ödeme aracı olduğundan bu miktarın tahsil edilip edilmediği araştırılarak ve gerekirse tarafların da bu konuda beyanları alınarak hüküm altına alınan ücret alacağından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği araştırılmadan sonuca gidilmesi de ayrıca bozma nedenidir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.