YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16808
KARAR NO : 2017/6813
KARAR TARİHİ : 18.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kısmen kabulü ile gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karşı davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi davalı- karşı davacı avukatınca duruşma talep edilemesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/04/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı-Karşı davalı İsteminin Özeti:
Davacı-Karşı davalı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 01/07/2006-01/07/2011 tarihleri arasında operasyon müdürü olarak çalıştığını, fazla çalışma yapmasına, hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerininde kullandırılmadığı gibi ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek; fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı-Karşı davacı vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı-Karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette 02/09/2006 tarihinde çalışmaya başladığını, istifa ederek iş akdine son verdiğini, istifasında müvekkili şirketi ibra ettiğini, proje karşılıklarına göre prim ödemesini kabul ederek çalıştığını, fazla çalışma alacağı hakkının bulunmadığını, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini, davacının çalıştığı dönemde yapmış olduğu harcamalara ilişkin belgeleri sunmadığını savunarak; asıl davanın reddine ve açmış oldukları karşı davanın ise kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut uyuşmazlıkda, yerel mahkemece; davalı işverenin sunduğu izin defteri dikkate alınarak, davacı işçinin yıllık izin ücreti alacağına hak kazanmadığına hükmedilmiştir.
Yıllık izin defteri incelendiğinde, davacı işçinin imzası bulunmakla birlikte, izne çıkış ve dönüş tarihlerinin yer almadığı dolayısı ile usulüne uygun olarak tutulmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davacı-karşı davalının, dava dilekçesindeki beyanı ve dilekçesinin ekinde sunduğu e-mail sureti de dikkate alındığında, hizmet süresi boyunca her yıl 1 hafta yıllık izin kullandığının kabulü ile alacağın hesaplanıp, hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalıdır.
3- Her ne kadar davacı-karşı davalı tarafça, brüt tutarlar üzerinden alacakların talep edildiği iddia edilse de, davacı-karşı davalının ıslah dilekçesi incelendiğinde bilirkişinin net tutarlar üzerinden yaptığı hesaplamada elde ettiği miktarların talep edildiği görülmektedir. Dolayısı ile taleplerin brüt tutarlar üzerinden yapılmasına karşın, mahkemece haksız bir şekilde bir kısım alacakların reddedildiği yönündeki temyizin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak yerel mahkemece kararın gerekçesinde de isabetli bir biçimde belirtildiği üzere, bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken düşülmesi gereken SGK primi ve işsizlik sigortası primi kesintilerinin düşülmediği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece bu kesintilerin resen yapıldığı belirtilmiş ise de, hesaplamanın ne şekilde yapıldığı anlaşılamamakta ve denetlenememektedir. Denetime elverişli bir hesaplama yapılarak sonuca gidilmelidir.
4- Ayrıca, hüküm sonucunda, alacak kalemlerinin net mi yoksa brüt mü olduğunun, ayrıca faiz başlangıç tarihlerinin açıkça gösterilmemesinin de 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesine aykırı olacağı gözetilmemiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.