YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17094
KARAR NO : 2017/19537
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; Davacının, 03.06.2005 tarihinde Operasyon Yöneticisi unvanıyla işe başladığını, Ekim/2008-Ekim/2009 arası … Şubesinde, Ekim/2009-Mart/2013 arası … Şubesi’nde çalıştığını, son maaşının brüt 5.500-TL olduğunu, davalı tarafından uygulanan mobbing nedeni ile istifaya zorlandığını, psikolojik taciz sebebi ile 05.08.2013 tarihinde işten ayrıldığını, süt izni hakkının personel eksikliği gerekçesi ile kullandırılmadığını, eşinin Şubat/2013 tarihinde tayinin … ‘ya çıkması akabinde davacının defalarca “Eş Durumundan Tayin” talebinde bulunmasına rağmen, talebinin reddedildiğini ve ikametine oldukça uzak … Şubesi’ne tayininin yapıldığını, fazla mesaileri ve haftasonu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, davacının 11 saatin altında çalışmadığını, bazı günler çalışma saatlerinin 15-16 saate kadar uzadığını, Cumartesi günleri aynı şekilde çalıştırıldığını, işe başlama saatinin 08:30 olup akşam en erken 19:30’da mesainin bittiğini, bazı günler mesaisinin gece yarılarına kadar uzadığını, özellikle her 3 ayda bir (31 Mart-30 Haziran-30 Eylül ve 30 Aralık) borçlu cari hesaplarının faiz tahsilatının yapıldığı devre sonlarında, şube birleşmelerinde (… ve …. Şubesi birleşmesinde müvekkilinin günlerce fazla mesai yaptığını) banka birleşmelerinde (… ve … Bank birleşmesinde müvekkilinin aylarca gece yarılarına kadar mesai yaptığını) müvekkiline oldukça uzun saatler mesai yaptırıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına müracaat eden müvekkilinin 4877 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesi gereğince kıdem tazminatı almaya hak kazandığına ilişkin belge talep ettiğini, 15.07.2013 tarih ve B.13.02.SGK.4.34.10.09/XV-11674340 sayılı kıdem tazminatına hak kazandığına ilişkin yazı ve 05.08.2013 tarihli dilekçe ile davalının insan kaynakları bölümüne başvurduklarını akabinde aynı gün iş akdinin feshedildiğini, kıdem tazminatının, fazla mesailerinin ve hafta sonu çalışmalarının ödenmediğini, ihbar süresinin kullandırılmadığını iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili özetle; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının hizmet süresinin 03.06.2005-05.08.2013 arası oluğunu ve istifa ettiğini, davacının son olarak … Şubesi / Müşteri ve Şube Hizmetleri Birimi/Operasyon Yöneticisi olarak çalıştığını, son aylık brüt ücretinin 5.507,00 TL olduğunu davacının 1475 sayılı İş Kanununun 14/5 maddesi hükmüne dayanarak iş sözleşmesini sona erdirdiği iddiasında ise de asıl amacı başka bir işyerinde çalışmak olan davacının kanun hükümlerini dolanmak ve kanuna karşı hile yapmak suretiyle hak etmediği halde kıdem tazminatı almaya çalıştığını, zira davacının müvekkil bankanın …. Şubesi/ Müşteri ve Şube Hizmetleri Birimi / Operasyon Yöneticisi olarak görev yapmakta iken 05.08.2013 tarihli istifa dilekcesi-fesih bildirimi ile haksız ve geçersiz neden ileri sürerek tek yanlı iradesi ile iş sözleşmesini feshettiğini davacının bankadan ayrılarak …. A.Ş.’ de işe başlayacağı bilindiğinden ve esasında yaş beklemek amacıyla ayrılması üzerine hak etmediği kıdem tazminatının davalı tarafından haklı ve yasal olarak ödenmediğini, davacının istifaya zorlandığı ve mobbing gibi iddiaların tamamen dayanaksız, tutarsız ve çelişkili olduğunu, davacının herhangi bir fazla mesai, fazla çalışma, fazla sürelerle, hafta tatili ve-veya başkaca ad altında (Cumartesi, hafta tatili, sair) çalışması ve alacak hakkının bulunmadığını, davacının bizzat kendi istek ve iradesi ile kalma halinin hafta tatili ve/veya fazla mesai niteliği taşımayacağını, bu çalışmaların ücretin içinde olduğunu, davacının bulunduğu unvanın fazla mesai/hafta tatili/fazla çalışma/fazla sürelerle çalışma kapsamına girmediğini, davacının yönetici seviyesinde bir personel olduğunu, bordrolarda yer alan tüm ödemeleri ihtirazı kayıtsız aldığını, bu sebeple başkaca bir çalışma ücreti talep edemeyeceğini, süt izninin kullandırıldığını, davacının ikametinin …’ da olduğunu ve … Şubesi’ nin ikametine uzak olmadığını, faiz talebine, oranına ve başlangıcına itiraz ettiklerini, 4857 sayılı İş Kanununun 26. maddesi gereğince 6 iş günlük süre yönünden de itirazlarının bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili ücreti taleplerinin reddine, fazla mesai ücreti talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde fazla mesai yaptığını ve ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir.İddiasını ispat amacıyla tanık deliline dayanmıştır.
Dosyada mübrez ıslaha karşı zamanaşımı definin değerlendirildiği ek raporda; fazla mesai ücretinin 2009 yılı Ekim ayından itibaren hesaplanması doğru ise de; davacının iş akdinin fesih tarihi olan 05/08/2013 tarihine kadar hesap yapılması hatalıdır.Davacı fazla mesai yaparak çalıştığı iddiasını tanık delili ile ispat etmiştir. Bu nedenle davacı tanıklarının davalı işyerinde çalıştığı süre ile sınırlı olarak hesap yapılmalıdır . Dinlenen davacı tanığının biri davalı işyerinde 2011 yılı sonuna kadar çalıştığını, diğeri de 2009-2012 yılları arasında çalıştığını beyan etmiştir. Fazla mesai ücretinin, davacı tanıklarının işyerinde çalıştığı dönemle sınırlı olarak hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.