YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17113
KARAR NO : 2017/19536
KARAR TARİHİ : 30.11.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle, davacının 1989 yılında davalı işyerinde depocu olarak işe başladığını, aynı işyerinde 10.03.2012 tarihine kadar çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai alacaklarının 1990 yılından itibaren ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle, davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacının tüm alacaklarının hesaplanarak kendisine ödendiğini, davacı işçinin işyerinde başka bir işçi ile kavga ettiğini, daha sonrasında davacı işçinin oğlunun 15 kişi ile birlikte işyerine geldiğini, bu konuda Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine, diğer taleplerin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde fazla mesai yaparak çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini iddia etmiş ve iddiasını ispat amacıyla tanık deliline dayanmıştır. Yargılama aşamasında dinlenen davacı tanıkları, kendi çalışma saatlerinden bahsetmişler ancak davacının fazla mesai yapıp yapmadığı hususunda ise; net bir beyanda bulunmamışlardır.
Dosyada mübrez bilirkişi raporunda ise, taraf tanık beyanlarından hareketle davacının haftanın 6 günü günde 11 saat çalıştığı, bu sürenin yaklaşık 1.5 saatini ara dinlenmesi olarak kullandığı; işyerindeki günlük normal çalışma süresinin 7.5 saat olduğu; böylece davacının, günde 2 saat haftada 12 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Ancak bu hesap yöntemi denetime elverişsiz olduğu gibi dayanak alınan davacı tanık beyanlarının da, davacının işyerinde fazla mesai yaparak çalıştığının ispatı bakımından yeterli olmadığı gayet açıktır.
Sonuç itibariyle davacı tanık beyanları, davacının fazla mesai yaptığını ispata elverişli değildir. Bu bakımdan davalı tanığı İsmail’in beyanı doğrultusunda, davacının haftada 6 gün 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığı, 1 saat ara dinlenmesi düşüldüğünde haftada 3 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek, fazla mesai ücretinin yeniden hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Hüküm fıkrasında davalı lehine hükmedilen red vekalet ücretinde, ücreti vekaletin “davalıya verilmesi” yerine”davacıya verilmesi” yazılması isabetsizdir.
4-Hüküm altına alınan alacakların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olduğunun ve infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.