Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/20963 E. 2017/8280 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20963
KARAR NO : 2017/8280
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/05/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat… ile karşı taraf adına Avukat… geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, bireysel müşteri yönetici sıfatı ile 01/04/2004 tarihinde… sigorta ve … Brokerliği A.Ş iş yerinde çalışmaya başladığını, bu şirketin 01/01/2006 tarihinde davalı şirkete devredildiğini, davacının çalışmasını davalı şirkette sürdürdüğünü, aylık ücretin komisyonlarla birlikte 10.000,00 TL olduğunu, haftalık en az 30 saat fazla mesai yapmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmemiş olması ve yönetici Ali Aktuğ ve davalı şirket tarafından hukuka aykırı mobbing konusu davranış ve hakaretler yapması nedeni ile 05/12/2012 tarihinde iş sözleşmesini istifa yoluyla sona erdirdiğini ileri sürerek; manevi tazminat, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının bireysel satış temsilcisi unvanı ile 01/01/2007 tarihinden itibaren iş yerinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin bireysel satış konusunda oluştuğunu, kurumsal satış konusunda iş ilişkisi olmadığını, davacının konumu, yürüttüğü işin niteliği gereği fazla mesai yapılmasına gerek bulunmadığını, satışlardan prim aldığını bu nedenle çalışma saatlerini kendisinin belirlemesi nedeni ile fazla mesai talebinin olmadığını, iş sözleşmesinin istifa nedeni ile sona erdiğini haklı nedenle sona erdiği yönündeki iddiaların dayanağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; kıdem tazminatının kabulüne, diğer taleplerin ise reddine hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı; fazla mesailerinin ödenmediğini ve mobbinge maruz kaldığını, iş akdini de bu nedenlerle haklı olarak feshettiğini ileri sürmüştür.
Mahkemenin, davacının mobbinge maruz kalmadığı ve fazla mesai alacağının da bulunmadığına dair gerekçelerinin isabetli olduğu anlaşılmaktadır.
Yerel mahkemece, davacının iş yerinde olumsuzluklar yaşadığı, son olarak iş yerinde bireysel ve kurumsal işlerin ayrılmasına ve aynı departman içinde farklı birimler altında takip edilmesine karar verildiği, davacıdan da üzerindeki işleri devretmesinin istendiği, davacının buna kabul etmeyerek 4857 sayılı yasa gereği iş akdini feshettiği, feshin geçerli olduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgeler (01.01.2007 tarihli taahhütname v.b) ve daha da önemlisi dava dilekçesindeki kabul dikkate alındığında davacının, bireysel müşteri yöneticisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile davacı ile davalı işveren arasındaki iş ilişkisinin “bireysel satış” konusunda kurulduğu “kurumsal (kobi) satış” konusunda taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı ortadadır. Kaldı ki işçinin, işverenin iş ile ilgili ve yönetim hakkı kapsamında kalan talimatlarına uymak ile yükümlü olduğu tartışmasızdır. Davalı şirketçe, kurumsal ve bireysel müşterilerin çalışanlar arasında dağıtılması sonucunda davacının gelir kaybına uğradığı da iddia ve ispat olunmamıştır. Gerek dava dilekçesinde gerekse davacının istifanamesinde bu husus fesih sebebi olarakta gösterilmemiştir.
Tüm bu nedenler dikkate alındığında davacının iş akdini haklı bir neden olmaksızın feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazanmadığı gözetilmeksizin, davanın reddi yerine kısmen kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, davalı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma avukatlık parası ile aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.