Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/23576 E. 2018/20679 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23576
KARAR NO : 2018/20679
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı, 25/05/2006-26/08/2013 tarihleri arasında davalı firmada aylık 1.148,00 TL. ücret ile çalıştığını, 26/08/2013 tarihinden işten ayrıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ikramiye alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14/1-5 maddesi gereği işten ayrıldığından bahisle kıdem tazminatı talep ettiğini, ancak davacının asıl amacının emeklilik olmadığını, müvekkil şirketin eski ortağı ve müdürü …’in şirketten ayrılarak aynı iş kolunda açmış olduğu iş yerinde çalışmak için davacının işten ayrıldığını, davacının tüm haklarını aldığını buna ilişkin ibraname imzaladığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı işverenlikte 29/05/2007-23/08/2013 tarihleri arasında 6 yıl 2 ay 24 gün çalıştığı, davacının son ücretinin net 845,55 TL., brüt 1.182,74 TL. olduğu, davacının emekli olmak için işten ayrıldığını, sigortadan kağıt getirdiğini, iş yerinde tazminatları ödenmesi için kendisine el yazısı ile ibraname yazdırıldığını beyan ettiği, davacının 1475 sayılı Yasa’nın 14/1-5 maddesine göre iş akdini feshedebilmesi için emeklilik konusunda yaş hariç diğer koşulları yerine getirmesi gerektiği, dosyada mevcut yazılara göre davacının 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısına sahip olduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacının Yasada aradığı koşullara sahip olduğu, dosyaya sunulan ibraname açısından 6098 sayılı Kanun’un 420. maddesi uyarınca yasal koşulları taşımadığı ve rakam içermediğinden makbuz olarak da kabulünün mümkün olmadığı, davacının iş akdini 1475 sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre kıdem tazminatına hak kazanmasına imkan tanıyacak şekilde feshettiği, dosya kapsamından davacının bilirkişi raporunda belirtildiği üzere haftalık 3,5 saat fazla mesai yaptığı, hafta tatili ücreti alacağı iddiasını davacının ispat edemediği, davacının talep açıklama dilekçesinde ikramiye alacağından bahsedilmiş ise de söz konusu alacak yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından söz konusu talebe yönelik karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçesi ile kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti taleplerinin kabulüne, hafta tatili ücreti talebinin reddine, ikramiye alacağı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, hizmet döküm cetvelinde “kod 21, kod 12, kod 1, kod 2” gibi kodlar ile eksik gün bildirimleri mevcuttur. …’dan ve davalıdan bu eksik gün bildirimlerinin nedenlerine dair belgeler getirtilerek ve davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilip bizzat kendisine bu günler sorularak, eksik bildirilen bu sürelerin hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceği ve bu durumun hüküm altına alınan alacaklara etkisi irdelenmelidir.
Varsa doktor raporu ile istirahatli günlerin fazla mesai gibi alacakların belirlenmesinde hesaba katılmaması gerektiği ve kıdem tazminatına esas hizmet süresinin hesabında ise istirahat süresinin uzunluğuna göre hizmet süresine dahil edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmelidir.
3-Davacının yargılama esnasında avukatının bulunmadığı, vekilin hükümden sonra ilk kez vekaletname vererek karar sureti istediği anlaşıldığından kabule göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Bununla birlikte, bozma üzerine yeniden yapılacak yargılama esnasında davanın vekille takip edilip edilmediği ve hüküm tarihinde geçerli olacak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile hüküm altına alınacak miktara göre vekalet ücretleri yeniden değerlendirilerek karara bağlanmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.