YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/25937
KARAR NO : 2018/22449
KARAR TARİHİ : 05.12.2018
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Üniversitede 01/03/2007 tarihinde rektör spor danışmanı olarak işe başladığını, taraflar arasındaki iş ilişkisinin 01/03/2007 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile başladığını, sözleşmenin ilk olarak 01/09/2007 tarihinde olmak üzere 6,5 yıllık hizmet süresince her yıl zincirleme şekilde yenilenmek suretiyle belirsiz süreli sözleşme haline geldiğini, iş akdinin işverenlik tarafından haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, dava konusu iş sözleşmesinin kısmi süreli olduğunu, bu sözleşme dolayısıyla talep edilen kıdem tazminatının diğer işyerinden tahsil edilmemiş olmasının gerektiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, yıllık izin ücretlerinin zamanaşımına uğradığını, 17 günlük ücret ve ihbar tazminatı taleplerinde hukuka uyarlılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı taraf davacının devamsızlığına dayanarak buna ilişkin tutanakları dosyaya sunmuş ise de, söz konusu tutanakların davacının imzasını taşımadığı, işveren tarafından tek taraflı her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu, bu tutanakların içeriğine ve davacının devamsızlığına bu konuda mazeret bildirmesine yönelik davacıya yapılmış herhangi bir ihtar ve buna dayalı iş akdinin feshedildiğini bildirir yazılı belge sunulmadığı, SGK kayıtlarında da iş akdinin fesih sebebinin belirli süreli sözleşme süresinin sona ermesi olarak gösterildiği dikkate alındığında başından beri belirsiz süreli sözleşmeye dayalı olarak çalıştığı kabul edilen davacının iş akdinin işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesini gerektirir şekilde sona erdirildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının çalışması karşılığı hak ettiği yıllık izinlerinin kullandırıldığının işverence kanıtlanmadığı gerekçesiyle yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre Mahkemece, okulların kapalı olduğu yaz aylarında davacının fiilen davalı Üniversitede çalışıp çalışmadığı araştırılıp, fiilen çalışmadığı dönem saptanırsa bu dönemde ücret ödenip ödenmediği araştırılarak ücret ödendiğinin anlaşılması durumunda çalışılmadan ücret ödenen dönemde davacının ücretli yıllık izin kullandığının kabulü gerekir. Mahkemece bu konuda bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Dava dilekçesinde, davacının 2013/Eylül ayı çalışması karşılığı ücretinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı işveren ücretin ödendiğini savunmuş, mahkemece ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyada mevcut imzasız 2013/Eylül ayı ücret bordrosunda 709,09 TL ücret tahakkuk ettirildiği görülmüş, banka kayıtları 17.09.2013 tarihine kadar celp edildiğinden ücret alacağının ödenip ödenmediği anlaşılamamıştır. Bu nedenle Mahkemece, 17.09.2013 tarihi itibariyle Eylül ayı ücretinin henüz muaccel olmadığı dikkate alınarak 2013/Ekim ayı dahil olacak şekilde banka kayıtları temin edilerek davacının 2013/Eylül ayı ücretinin ödenip ödenmediği belirlendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
4-Mahkemece, 2547 sayılı Yasa’nın 56/b maddesi delaletiyle Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olan davalı Üniversite aleyhine harca hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 05.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.